Türkiye’nin havadaki vurucu gücü olan dahili sistemler, gelişim sürecinde oğullar seviye önemli kilometre taşlarını birer birer geride bırakıyor. Gök Vatan savunmasında eleştirel tek görev üstlenen modern insansız havada araçlarının karmaşık entegrasyon ve yoğun uçuş denemeleri planlandığı gibi pürüzsüz şekilde ilerliyor. Gelişen tehditlere karşı havada kuvvetlerinin yeteneklerini modernleştiren bu tasarıler, küresel arenada da büyük tek dikkatle takip ediliyor. Peki, oğullar güncellemelerle ve donanım iyileştirmeleriyle birlikteki Bayraktar ve AKINCI cephesinde bizleri neler bekliyor?
Bayraktar AKINCI gelişmiş mühimmatlarla donatılıyor
Gökyüzünde hepsi 150 binlerce uçuş saatini başarıyla deviren Bayraktar AKINCI, saha tecrübesiyle birlikteki operasyonel yeteneklerini her arasında biri geçen gün daha da artırıyor. Geliştirme takvimi içerikında dahili mühimmat yelpazesini inanılmaz tek hızla genişleten bu kocaman platform, KIZILELMA ile omuzbaşı omuza vererek havada gücümüzün ilköğretim direği başlıkmuna yükseliyor. Farklı ameliyat senaryoları için tasarlanan Çakır seyir füzesi, İHA-230 süpersonik füze, Tolun güdüm kitleri ve ROKETSAN üretimi EREN dolanan mühimmat gibi çok çeşitli sistemler, platformun vurucu gücünü maksimize etmek amacıyla entegre edildi.

Mühimmat çeşitliliğinin ve ateş gücünün yanı sıra, donanım tarafında da uçağın beyni sayılacak çok vahim adımlar atılıyor. ASELSAN tarafından dahili imkanlarla geliştirilen MURAD AESA Radar sistemiyle entegre icra uçuş testleri gerçekleştiren AKINCI, bu sayede modern elektronik harp ortamında çok daha görünmez ve dirençli hale geliyor. Geleneksel radarların aksinden AESA teknolojisinin yapay zeka yardımli çoklu hedefleri takibi yapabilmesi, insansız havada aracının aynı anda onlarca farklı havada ya da kara unsurunu yüksek hassasiyetle izlemesine ve elektronik karıştırmalara karşı dik kalmasına olanak tanıyor.
Bayraktar KIZILELMA gökyüzünde sınırları güçluyor
Diğer taraftan Türkiye’nin birinci insansız savaş uçağı tasarısi olan Bayraktar KIZILELMA tarafında da testleri takvimi oldukça yoğun ve hızlı işliyor. Temel eğitim uçuşlarını ve aerodinamik testleri başarıyla geçen ihtilal niteliğindeki platform, geçtiğimiz aylık ASELSAN FEWS-U elektronik harp süitinin entegrasyonuyla birinci fonksiyonel denemesini tamamladı. Bu gelişmiş elektronik himaye kalkanı, insansız uçağın 360 seviye boyunca olan düşman radarlarını belirleme etmesini, tehditleri anında teşhis ederek elektronik olarak kör etmesini sağlıyor.

Test aşamalarında sürekli olarak havacılığın sınırlarını güçlayan bu otonom savaşçı, dünya havacılık tarihinde da çok önemli tek prensip imza atmayı başardı. Geçtiğimiz yıl içerisinde görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak yüksek hızlı ve jetler motorlu tek hedefi havada imha eden birinci insansız savaş uçağı ünvanını eline aldı. Tüm fonksiyonel ve ateşli silahlı testleri aralıksız şekilde süren bu yenilikçi uçağın, 2026 yılı bitmeden Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine biçimsel olarak girmesi planlanıyor. Görünen o ki, savunma sanayisi alanında kocaman tek sıçrama yaşatacak her arasında biri ikisi AKINCI ve Bayraktar üretimi platform, geleceğin havada muharebe konseptlerini baştan aşağı değiştirecek.
İlginizi Çekebilir: ABD hükümetinden teknolojiler devlerine gözdağı! Neler oluyor?
Peki siz bu başlıkda ne düşünüyorsunuz? Geleceğin muharebe alanlarında dahili insansız savaş uçaklarımızın nasıl tek ayrım yaratacağını düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Daha fazlası için bizi takip etmeyi unutmayın!

1 hafta önce
8

























English (US) ·