ÇANAKKALE Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Anıl Odabaşı'nın danışmanlığındaki TÜBİTAK tasarısi içerikında, Marmara Bölgesi'ndeki tatlı suyu salyangozları araştırılıyor. Prof. Dr. Odabaşı, salyangozların ekosistem sağlığının devamlılığı için değerine işaret ederek, "Bu canlıların bize suyu kirliliğini önceden göstermesi ve bu bağlamda bizim bunların erkenden kirletme göstergesi olarak kullanabilecek olmamız açısından önemli" dedi.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Anıl Odabaşı'nın danışmanlığındaki TÜBİTAK tasarısi içerikında, Marmara Bölgesi'ndeki tatlı sularda ekosistemde önemli yeri bulunan ve erkenden kirletme göstergesi olan tatlı suyu salyangozların popülasyonunun korunması için çalışma gerçekleştiriyor. Çalışmayla ilgili kurumlara lüzumli malumatleri sağlamayı amaçladıklarını söyleyen Prof. Dr. Odabaşı, salyangozların ekosistem sağlığının devamlılığı için önemli olduğunu söyledi.
Çalışma hakkında malumat veren Prof. Dr. Odabaşı, "Bu sene TÜBİTAK'tan hayır saha tasarımizde Marmara Bölgesi'nin hem kuzeyinde hem güneyindeki tatlı sularda yaşayan hem endemik canlıların hem da varlığı bilinmeyenler canlıların tanımlanması ve ekolojik gösterge olarak kullanılabilirliğini artıran popülasyon değerlerini araştırmayı hedefledik. Bu araştırmamızda Çanakkale'deki Tuzla, Karamenderes Çayı'ndan başlayıp Uluabat, Bursa'nın Çapraz Çayı, Sapanca Gölü, Duru Göl, diğer bugünkü ismiyle Terkos Gölü, Gala Gölü ve Gelibolu'da bulunan Kavakçay'ı ve deltasındaki suları araştırıyoruz. Buralardaki organizmaların özellikle popülasyon parametreleri inceleniyor. Bunları ttesirkmizdeki amaç, özellikle bu canlıların indikatör olması, diğer bize suyu kirliliğini önceden göstermesi ve bu bağlamda bizim bunların erkenden kirletme göstergesi olarak kullanabileceğimiz canlılar olması çok önemi arz ediyor" dedi.
'TASARINİN ARAZİ ÇALIŞMALARINA BAŞLADIK'
Prof. Dr. Odabaşı, salyangozların ekosistem sağlığının devamlılığı için önemli olduğunu vurguladı. Bu salyangozların içerisinde daha önceden bilinen canlıların da olduğunu söyleyen Prof. Dr. Odabaşı, “Bildiğimiz tatlı-su salyangozlarının aynı zamanda izlemesini da yapmış oluyoruz. İlk tanımlanan yıllardan itibaren bu canlıların popülasyonunda nasıl tek değişme var? Bu değişmeleri neler tesirlemiş? Bilinmeyen canlıların, bu canlılarla birlikteki akrabalık ilişkilerini hem morfolojik hem moleküler olarak incelediğimiz güzel tek çalışmayı ortaya koydu istiyoruz. Bu tasarınin toprak çalışmalarına başladık. Arazi çalışmaları tesirli geçti. Özellikle belirleme ettiğimiz canlılar var. Bunların hem akrabalık ilişkileri hem popülasyon parametreleri, özellikle izleme çalışmalarında kurumlara da hayır olabilecek nitelikte araştırmalardır. Çalışmada, doktora öğrencim Aytuğ Zilifli ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden araştırmacılar da tasarıde çalışıyor. Benim da danışman olarak bu tasarıye katkım var" dedi.
'SÜREKLİ İZLEME YAPIYORLAR'
Projenin ilköğretim amacına da değinen Prof. Dr. Odabaşı, "İlk olarak, kirliliğin erkenden göstergesi olarak kullanılabilecek tatlı suyu salyangozlarının popülasyon parametrelerini belirleme ederek hangi ekolojik faaliyetler, özellikle insanoğlu faaliyetleri bu canlıların yaşam alanlarını değiştirmiş ve hangileri aynı kalmış bizler bunları belirleme etmek istiyoruz. Sadece insanoğlu faaliyetleri yok. Aynı zamanda kuraklıkta oğullar yılların özellikle iç sularımızı tesirlediği tek dönem yaşıyoruz. Dolayısıyla bu canlılar bizlere erkenden uyarıcı olarak bize yolda gösteriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü'nün altında izleme ile görevli kurumlar var. Bunlar sürekli izleme çalışması yapıyorlar. Bu kurumlar izleme çalışmalarını yaptığı sürece bizler da bunlara bu çalışmalarımızla katkı sunuyoruz. Özellikle bu canlıların var olduğu bölgelerin hangi alanlardan, faaliyetlerden tesirlendiğini bizler bildirerek bu kurumların faaliyetlerine da katkıda bulunuyoruz. Bunlarla ilgili önlemleri alacak kurumlar, esasında bu kurumlardır. Bizler bu kurumlara malumat sağlamakla bu tasarıleri yapıyoruz. Erken uyarı sistemleri olarak geçen bu canlılar, aynı zamanda ekosistem mühendisliği mühendisi olarak tanımlanan canlılardır. Ekosistemin sağlığıyla çok alakalıdır. Ekosistemin sağlığı aynı zamanda insanoğlu sağlığıyla da çok alakalı. Yani tek ekosistem ne kadar sağlıklı olursa insanoğlu da o kadar sağlıklı olur. Dolayısıyla her arasında biri insanın sağlıklı yaşam, sağlıklı tek çevrede yaşam özgürlüğü bulunmaktadır. Dolayısıyla bizler bu çalışmalara katkı, malumat sağlayarak da tedbirlerin alınması için kurumlara tek malumat sağlıyoruz" diye başlıkştu.




















English (US) ·