AA
Oluşturulma Tarihi: Şubat 21, 2026 13:37
Makine sektörünün ihracatı ocakta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,3 artarak 2,2 milyar dolara yükseldi.
class='medyanet-inline-adv'>
Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler da karışmış edildiğinde alet imalat sanayisinin konsolide ihracatı, ocakta yıllık bazda yüzde 3,3 artışla 2,2 milyar dolara çıktı.
Makine ihracatı geçen aylık miktar bazında yüzde 13,8 azalırken kilogram başına vasat ihracat fiyatının 8,9 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine gelmesi sayesinde gelirde artış yaşandı. Ocak ayındaki yükselişle beraber, yıllıklandırılmış alet ihracatı 29 milyar dolara yaklaştı.
Yılın birinci ayında en yüksek ihracat 283 milyon dolarla yüzde 12,2 artışın yaşandığı Almanya oldu.
ABD'ye ihracat yüzde 66,9 yükselişle 183 milyon dolara yükselirken İtalya da 100 milyon dolar sınırının aşıldığı ülkeler arasında mekan aldı. Irak'ta yüzde 40, Rusya'da ise yüzde 36,5 düşüş yaşanması dikkati çekti.
Alt sektörlere bakıldığında en yüksek ihracat artışı yüzde 77,6 ile turbojet ve hidrolik silindirde yaşanırken onu, yüzde 12,6 ile inşaat ve iş makineleri, yüzde 11,6 ile pompa ve kompresörler, yüzde 8,5 ile içten yanmalı motorlar ve aksamları izledi. Oransal olarak ihracatın en fazla düştüğü dip dallar ise "takım tezgahları" ile "yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri" olarak kaydedildi.
"MADE WİTH EU' VURGUSUNA YARDIM OLMALIYIZ"
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ihracat verilerine ve sektördeki gelişmelere ilişkin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ticaretleri üzerindeki baskının yükselen tarifeler, siyasi belirsizlikler ve sıkılaşan düzenlemeler dolayı bu yıl da devam etmesini beklediklerini söyledi.
Yatırım mallarına yönelik talebin tüm dünyada daha temkinli seyrettiğini kaydeden Karavelioğlu, "Böyle tek konjonktürde kaynak imkanları, çarşı erişimi, teknikleri yasama uyumu ve tedarikleri güvenliği gibi başlıklar fiyattan daha önemli yarış unsurları haline geldi." dedi.
Karavelioğlu, "daralan talebe uyum sağlamanın değil yeniden şekillenen ticaretleri mimarisinde kalıcı ve güvenilir tek başlıkm tahkim etmenin" kendileri için öncelikli olduğunun altını çizerek Avrupa Birliği'nde "kamu alım ve yardımlerinde AB menşeli ürünlerin ve düşük karbon kriterlerinin" öne çıkmasının Türk makinecilere tesirlerine işaret etti.
class='medyanet-inline-adv'>
AB'nin "Made içinde EU" yaklaşımına birlikleri içinden gelen itirazları anlatan Karavelioğlu, "Made içinde EU' seçenek 'Made with EU' vurgusu yapan bu çevrelerin, Avrupa sanayisinin uluslararası entegrasyonunun zayıflatılmaması savına, küresel tedarikleri zinciri içinde AB'nin en güçlü stratejiklik ortaklarından arasında biri olarak illaki hayır olmamız lüzumiyor." diye başlıkştu.
"MALİYET KONTROLÜ DENGESİ TÜRKİYE DAHİL EDİLMEDEN KURULAMAZ"
Kutlu Karavelioğlu, AB'nin oğullar dönemde farklı ülkeler ya da bölgelerle imzaladığı ticaretleri anlaşmalarının Türk üreticilere muhtemel tesirlerine değinerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Gümrük Birliği ortağı olarak Türkiye'yi da içermesi lüzumtiği başlıksunda yürütülen diplomatik ve teknikleri girişimler oğullar seviye kıymetli. Tek pazarın derinleştirilmesi hedefi başlıkşulurken AB ile üretim, yatırım ve norm düzleminde bu kadar iç içe geçmiş tek ortağın dışarıda bırakılmasının rasyonel tek yeğleme olmadığının anlaşılacağına inanıyoruz. Rekabetçiliğin tek ayağı korumacılıksa diğer ayağı bedel kontrolüdür ve bu denge Türkiye karışmış edilmeden kurulamaz."
Karavelioğlu, küresel imalat PMI verilerindeki toparlanma kırılgan olsa da bazı merkezlerde yön değiştirme sinyalleri verdiğini belirterek "Almanya'da özellikle otomotiv ve alet sektörlerindeki toparlanma, bölgede uzunluğu süredir devam eden daralmanın sona erebileceğine dair pozitif sinyaller veriyor." ifadelerini kullandı.
Bu süreçte Türkiye'nin yapması lüzumenlere ilişkin Karavelioğlu, "Türkiye için doğru strateji; Avrupa ile yoğun entegrasyonun sağladığı üretim kabiliyetini yeşil ve sayısal dönüşüm yatırımlarıyla güçlendirirken Gümrük Birliği’ni çarşı erişimi ve eşit yarış koşulları temelinde güncelleyecek tek yaklaşımı hükümlılıkla savunmaktır. Mesele dışarda kalmamak değil masada hükümın tarafı bulunmaktır." değerlendirmesini yaptı.
class='medyanet-inline-adv'>
"ATIL DURUMDAKİ ÜÇTE BİRLİK KAPASİTEMİZİ EKONOMİYE KAZANDIRMALIYIZ"
MAİB Başkanı Karavelioğlu, Türk alet sanayisinde bedel baskısının yaygınlaşan imalat ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirterek üretimde ve yetenek kullanım oranında gerileme yaşandığını söyledi.
Dünyada birçok ülkenin iç pazarını güçlendirmeye yönelik önlemler aldığını vurgulayan Karavelioğlu, böyle tek süreçte Türkiye'nin alet ithalatının arttığını anlattı.
Karavelioğlu, "Atıl durumda bulunan üçte birlikleri kapasitemizi ekonomiye kazandırmak için her arasında biri türlü siyaset aracını kullanmayı lüzumli ve meşru görüyoruz. Çünkü ilave gümrük vergilerimizin seviyelerinin düşüklüğünü mütekabiliyet ekseninde tartıştığımız yılların sonuna geldik." diye başlıkştu.

4 hafta önce
9


























English (US) ·