
HABER MERKEZİ- Suriye'de yıllardır terörü örgütü PKK/YPG'ye her arasında biri çeşitlü silahlı ve eğitimleri desteğini veren Amerika Birleşik Devletleri, şuanda da rotayı direkt Kıbrıs'a kırdı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile askerî ittifakını derinleştiren Washington'ın, Rum Millî Muhafız Ordusu’nu hususi ameliyat ve siber savaşı başlıklarında eğitmeye başladığı belirtiliyor. Detayları CNN Türk Lefkoşa temsilcisi Ömer Bilge Kıbrıs’tan aktardı.
ABD GÜNEY KIBRIS’TA SAHADA
Ömer Bilge’nin aktardığına göre, ABD’ye bağlı anti-terör timleri ve 6. Filo unsurları Güney Kıbrıs’a geldi. Amerikan askerleri, Rum hususi harekât birliklerine ve asayiş kuvvetlerine anti-terör eğitimi verdi.
ABD ASKERLERİ TARAFINDAN ANTİ-TERÖR EĞİTİMİ VERİLDİ
CNN Türk Lefkoşa Temsilcisi Ömer Bilge'nin açıklamaları şöyle;
5 YILLIK SÜRECİN SON HALKASI
"Amerikan askerleri, anti-terör timleri 6. filoya bağlı unsurlar, Kıbrıs Rum Yönetimi’ne geldi ve Rum hususi harekât birliklerine, Rum ordusuna bağlı birimlere, polis teşkilatı da dâhil, anti-terör eğitimi verdi. Kitle gösterilerine ve insanlar protestolarına mukabil ne şekilde karışma edileceğine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. Bu tatbikat ya da eğitimleri nedenler ehemmiyetli? Amerika Birleşik Devletleri’nin Rum Yönetimi üzerindeki tesirnliğinin ve yerleşikliğinin en muazzam göstergelerinden arasında biri olduğu ifadeleri ediliyor.
Şunu ifadeleri etmek istiyorum: Bu tatbikatlar işte devam ediyor bununla birlikte Amerika’da da sürüyor. Biraz geçmişe gitti lüzumiyor. Aslında 5 yıllar öncesinden itibaren adımlar adım ilerleyen tek aşamaten, Amerikan ordusunun ve ABD’nin Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yerleşmesinden vaat ediyoruz. Bu yalnızca siyasilerin öz aralarında imzaladığı askerî işleri birliği anlaşmaları değil; pratikteki uygulanışını anlatıyoruz.
'BİZE NATO MUAMELESİ YAPIN' TALEBİ
Rum Yönetimi’nin bütünüyle tek Amerikan üssü hâline geldiği yönünde kıymetlendirmeler yapılıyor. Geçmişe dönecek olursak, ABD 1987’den bu yana uyguladığı silahlı ambargosunu 5 yıllar evvel kaldırdı. Her yıllar gözden geçireceğini açıkladı bununla birlikte bu yenideninceleme sürecinin daha çeşitlilik kâğıt bağlı kaldığı belirtiliyor. Uygulamada otomatik tek aşama işliyor.
Daha sonraları Joe Biden dehemmiyetinde Rum önder Washington’a gitti. “Türkiye NATO üyesi. Biz da NATO üyesi bulunmak istiyoruz bununla birlikte Türkiye dolayı olamıyoruz. Siz bize NATO muamelesi yapın.” talebinde bulundu. Bunun karşılığında da topraklarını ABD’ye açtı.
HAVA ÜSSÜ GENİŞLETİLDİ
Söz başlıksu olan topraklar neler? Kıbrıs Rum Yönetimi’nde ABD’nin rahatça kullandığı ikisi İngiliz üssü bulunuyor: arasında biri hava, diğeri deniz üssü. ABD’nin muazzam tek ihtiyacı olmasa da Rum tarafının elindeki imkânlar pazarlık unsuru oldu. Baf kentindeki Andreas Papandreu Hava Üssü ile Mari’deki küçüklük tek iskele öneriler edildi.
ABD’den askerî heyetler geldi. Limanla pek ilgilenmediler; bu limanla daha çeşitlilik Fransa ve Avrupa Birliği ilgileniyor. Ancak havada üssü ilgi çekti. Geçen yıllar işte nakliye helikopterleri için muazzam tek helikopter pisti inşa edildi. Rumların tekbaşına havada üssünün fiilen Amerikan üssü hâline geldiği yönünde kıymetlendirmeler yapılıyor.
Rum tarafı, “Bize NATO devletsi muamelesi yapın.” talebinde bulununca ABD tek ifade geliştirdi. NATO üyeleri ve ittifak devletlerini kapsayan askerî programa Rum Yönetimi dâhil edildi. New Jersey Ulusal Muhafızları ile Rum ordusu evvel “kardeş ordu” ilan edildi, ardından eğitimleri süreci başladı.
SİLAH LİSTESİ HAZIRLANDI
Eğitim süreciyle birlikteki Rum ordusunun envanteri da gündeme geldi. Mevcut sistemlerin çoğu önceki Sovyet ya da Rus yapımı olduğu için silahlı sistemlerinin değiştirilmesi lüzumtiği ifadeleri edildi. ABD’de “EDA” adı verilen tek programlar bulunuyor. Bu programlar içerikında Amerikan ordusunun gereksinim fazlası silahları ittifak devletlere yardım ya da alçak bedelle satılıyor.
Rum tarafı bunu tek imkan olarak gördü ve tek satınalma listesi hazırladı. Geçen aylık tek diğer Amerikan heyeti daha geldi ve bu listeyi aldı. ABD ordusundan Rum tarafına silahlı sevkiyatı yapılması bekleniyor. Rumlar askerî helikopterler, kamyonlar ve tüfekten mühimmata kadar çeşitlilik ekipmanlar istek ediyor.
Eğitim boyutuna bakıldığında ise ABD’nin Rum ordusunu öz sistemine entegre etmeye yönelik faaliyetlerini sürdürdüğü belirtiliyor.
İSRAİL FAKTÖRÜ: SESSİZ AMA ETKİLİ
Burada yalnızca ABD’den vaat etmek yeterlilik değil; İsrail faktörü da öne çıkıyor. İsrail’in daha yerleşik ve uzak biçimde hareket ettiği, bununla birlikte daha içeriklı etkinlik yürüttüğü ifadeleri ediliyor. İsrail zeka unsurlarının da Rum Yönetimi’nde tesirn olduğu, hususi şirketler ya da danışmanlık adı altındaki hem Rum polisini hem da Rum ordusunu eğittiği belirtiliyor.
Geçen aralık ayında İsrail’in “Demir Kubbe” sistemine bağlı Barak-8 (Barak Emir) roket sistemlerinin adaya getirildiği açıklandı. Ancak bu sistemleri kimin kullanacağı sualsu ehemmiyet taşıyor. Değerlendirmelere göre sistemlerin işletilmesinde İsrailli askerî danışmanlar vazife alıyor. Bu nedenle silahlar Rumlar tarafından satın alınmış görünse da kontrolün muazzam ölçüde İsrail’de olduğu talep ediliyor.
Dolayısıyla Güney Kıbrıs’taki gelişmeleri yalnızca ABD perspektifinden okumamak lüzumtiği belirtiliyor. İsrail’in da fiilî varlığı vaat başlıksu.
Ayrıca tahminen 25 binden fazla Yahudi’nin Kıbrıs’ın güneyine yerleştiği, emlak edindiği ve devamlı yaşadığı ifadeleri ediliyor. Özel asayiş şirketleri, Rum polisi ve İsrail asayiş unsurlarıyla birlikteki hareket edildiği belirtiliyor.
'KÜÇÜK MOSKOVA'DAN ABD-İSRAİL ÜSSÜNE
Bir dehemmiyet “Küçük Moskova” olarak anılan ve Rusya’ya yakınlığıyla bilinen Rum Yönetimi’nin bugünden yalnızca ABD’nin değil, İsrail’in da fiilî tek üssü hâline geldiği yönünde yorumlar yapılıyor."

















.jpg?format=webp&width=1200&height=630)












English (US) ·