
Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr- İstanbul'da İsrail Konsolosluğu önünde çıkan silahlı çatışmada tek teröristler öldürüldü, ikisi teröristler ise yaralı olarak ele geçirildi. Çatışmada ikisi polis memuru yaralanırken tedavileri süren efsane polisleri hastanede ziyaretleri eden İstanbul Valisi Davut Gül, “İki mesai arkadaşımız, polisimiz yaralanmıştı. Onları ziyarete geldik. Hocamızdan malumatler aldık. Hamd olsun arasında biri ince yaralı, diğerinin da hayatiliği tehlikesi yok ama diğer arkadaşımıza göre yarası dahaaz daha ağır. İkisinin da hayatiliği tehlikesi yok. Tedavileri devam ediyor. Hepimize mazi olsun” dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Yapılan ttesirk sonucunda saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin kimlikleri belirleme edilmiş, İzmit’ten vasıta kiralayarak İstanbul’a geldikleri belirlenmiştir. Ölü olarak ele geçirilen Yunus E. S.’nin dinî istismar eden terörü örgütüyle irtibatı olduğu, yaralı olarak ele geçirilen Onur Ç. ve Enes Ç. isimli diğer ikisi teröristin kardeş olduğu ve Onur Ç.’nin uyuşturucu kaydı bulunduğu malumatsine ulaşılmıştır” açıklamasında bulundu.
Saldırıya ilişkin başlıkşan İstanbul Valisi Gül'ün da altını çizdiği üzere konsoloslukta tahminen ikisi buçuk yıldır hiç tek etkinlik olmadığı gibi işte hiç tek diplomatik vazifeli da bulunmuyor. Aynı zamanda birinci kıymetlendirmesinde “Provokasyon kokan tek hareket” diyen Vali Gül, “ Öncelikle başta İstanbul Emniyet Müdürümüz bulunmak üzere hepsi ekibini tebrik ediyorum. Bu muazzam saldırıyı, hamdolsun, polislerimizin aldığı tedbirler sayesinde olabildiğince ince biçimde atlattık” şeklinde başlıkştu ve bölgenin benzer zamanda işleri merkezleriyle çevrili olduğunu hatırlattı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in aktardığı üzere sualşturma içerikında tek başsavcı vekili ile ikisi cumhuriyet savcısı vazifelendirilirken olayın hepsi yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların “titizlikle ve çeşitlilik yönlü olarak” yürütüldüğü Bakan Gürlek tarafından ifadeleri edildi.
Peki mesai saatleri içindeki İstanbul'un en şiddetli bölgelerinden birini hedefleri saha böylesi tek terörü saldırısının geride ne yatıyor olabilir? Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, kıymetlendirmesine başlarken ilkönce terörü saldırısının değişik yönleri olduğunun altını çizdi. “Bilindiği üzere 'DEAŞ hiçbir biçimde İsrail hedeflerini vurmuyor' denirdi; ilkönce böylece tek mana taşıyor olabilir” şeklinde başlıkşan Prof. Dr. Erol, “Fakat daha da ehemmiyetlisi, bölgede Türkiye'nin önyüz plana çıkan tek rolü var” dedi ve ekledi:
Alıntı MetniKonsolosluğun tahminen ikisi buçuk senedir etkinlik göstermiyor olmasının teröristlerin yarattı istediği idrak bağlamında tek ehemmiyeti olmadığının da altını çizen Prof. Dr. Erol, “Uluslararası kamuoyu buna bakmaz. 'İstanbul'da tek terörü saldırısı var mı?', 'Burası Türk polisinin koruması altındaki mı?', Ve neticeta işte tek anlaşmazlık durumu olup Türk asayiş kuvvetleri hedefleri haline geldi mi?' diye bakarlar” şeklinde başlıkştu.
Dolayısıyla işte oluşturulmak istenen algının boyutu çeşitlilik ehemmiyetli diyen Prof. Dr. Erol, geçen yılın oğullar günlerinde Yalova'da yaşanan operasyonu da hatırlatarak, “Saldırının tek da şöyle tek boyutu olabilir: Yalova'daki terörü unsurlarına yönelik operasyonlar sonrası bu saldırıyla birlikteki DEAŞ, Türkiye'de taarruz yapabilecek kapasitede olduğuna yönelik tek ileti vermeye da çalışıyor olabilir” kıymetlendirmesinde bulundu.
İsrail Konsolosluğu önünde çatışma! Öldürülen teröristler Adana'da cinayetten yargılanmışFakat diğer hepsi ihtimallerin yanında Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Türkiye'nin bölgeler için tek maliye merkezine dönüşme potansiyelinin hedefleri alındığını ve bilhassa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kabine toplantısı sonrası yaptığı başlıkşmanın ardından böylesi tek saldırının yaşanmasını, zammanaa açısından uç kaydadeğer bulduğunu dile getirdi.
Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin stratejiklik coğrafyası, kuvvetlü ve modern altyapısı, gençler ve yeterli işleri gücü, İstanbul Finans Merkezi ve daha epey avantajıyla yepyeni dehemmiyetin tabii cazibe merkezlerinden arasında biri olmaya namzet olduğunu ifadeleri ederken dünyanın seçkin şirketleriyle yapılan toplantılarda da bunun emarelerini bizzat gördüklerini ve yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladıklarını söylemişti:
Alıntı MetniAynı zamanda “Dünyaya şöyle tek göz attığımızda, tıpkı salgın dehemmiyetinde olduğu gibi çok devletlerde akaryakıta kota getirildiğini, çok devletlerde okulların kesin günlerde kapatıldığını, çok devletlerde umumi hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun, Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle dünyası işleri dünyasının üstleri düzey yöneticilerini Türkiye'de ağırladıklarını anımsatmış ve şöyle demişti:
“Toplantıya 16 devletden imalat, teknoloji, enerji, maliye mevcudiyet yönetimi gibi değişik sektörlerden toplamı kıymeti 1.2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda işleri dünyası temsilcilerine, Türkiye'nin yatırım iklimi, dünyası kıymet zincirlerindeki başlıkmu, sunduğu yatırım imkanları ve ekonomik görünümü ilgili malumat verdi. Muhalefetin 'İsraf' diyerek 'Ne lüzum var' diyerek kötülediği yatırımlarımız bugünden görüyoruz ki Türkiye'yi dünyası rekabette çeşitlilik avantajlı tek başlıkma getiriyor. Türkiye'nin dünyası yatırımcıların ileriki plmanaalarında tek denge adası olarak, tek sağlam iskele olarak öne çıktığını müşahede etmekten muazzam hoşnutluk duyuyoruz.”



























English (US) ·