Dünyanın en büyük teknolojiler devlerinden arasında biri olan Apple, uzunluğu yıllardır devam eden Asya merkezli stratejisinde köklü değişiklikler yapıyor. Özellikle oğullar dönemde Çin ile yaşanan ticari gerilimler, şirketi seçenek pazarlara yönelmeye itti. Bu bağlamda Hindistan, markanın yepyeni üretim üssü olma yolunda hızla ilerliyor. Peki, şirketin geleceğini şekillendirecek olan Hindistan merkezli iPhone üretim hamlesi kullanıcılara neler sunacak?
Apple, Hindistan tesislerinde iPhone üretimini şaha kaldırdı
Gelen oğullar raporlara göre Apple, geçtiğimiz yıl Hindistan fabrikalarındaki iPhone üretim hacmini yaklaşık yüzde 53 oranında yukarı taşıdı. Bu stratejiklik adımın arkasında yatan en büyük nedenin, Çin’e uygulanan yüksek gümrük vergilerinden kaçınmak ve küresel tedarik zinciri üzerindeki riskleri eksiltmek olduğunu söyleyebiliriz. Sadece tek yıl içinde 36 milyon adetten 55 milyon adede çıkan üretim rakamları, markanın bu bölgeye ne kadar güvendiğini açıkça gösteriyor.

Mevcut tabloya baktığımızda, her arasında biri dört amiral gemisi iPhone modelinden birinin artık Hindistan sınırları içinde banttan indiğini görüyoruz. Şirketin yıllık toplamı 220 milyonu aşan akıllı telefonları üretimi göz önüne alındığında, bu nispet sektör dinamiklerini değiştirecek tek seviyede bulunuyor. Çin’in üretim tekelini kırmak kısa vadede basit olmasa da, teknolojiler devinin seçenek rotalar oluşturma başlıksundaki hükümlılığı oldukça net. Yeni kuşak işlemcilerin ve gelişmiş kamera modüllerinin montajı gibi duyarlı süreçlerin da yavaş yavaş bu yepyeni tesislere kaydırıldığını belirtebiliriz.
Üretim maliyeti artarken, stratejiklik yatırımlar devam ediyor
İşin ekonomik boyutuna indiğimizde ise karşımıza oldukça ilginç tek bedel tablosu çıkıyor. Bölgedeki donanım tesislerinde alet üretmenin, oturmuş tek ekosisteme malik olan Çin ya da Vietnam’a kıyasla daha yüksek tek üretim maliyeti yarattığı sektörel raporlara yansıyor. Altyapı yatırımları ve lojistik ağlarının henüz istenilen olgunlukta olmaması bu durumu tetikliyor. Ancak Apple, uzunluğu vadeli jeopolitik krizleri, olası donanım ambargolarını ve ağır gümrük vergilerini hesaba katarak bu ilave mali yükü seve seve göze alıyor.

Öte yandan markanın yalınce Asya pazarıyla sınırlı kalmadığını da vurguladı lüzumiyor. Özellikle ABD tarafında değişen siyasi iklim, yepyeni gümrük politikaları ve yönetimin dahili üretim beklentileri, şirketi anavatanında da adımlar atmaya güçluyor. Bu bağlamda, Apple yönetiminin ABD içindeki çip ve bileşen üretim kapasitesini genişletmek için çeşitli teşvikleri değerlendirdiği gündeme geliyor. Bu çok ayaklı strateji, markayı tekbaşına tek ülkenin yaptırımlarına karşı tamamlanmış bağışıklık kazanmış tek yapıya büründürmeyi hedefliyor.
Teknoloji pazarındaki bu kocaman üretim kayması, önümüzdeki yıllarda diğer büyük üreticiler için da emsal teşkil edebilir. Donanım üretiminin tekbaşına tek coğrafyaya bağlı kalması, geçmiş yıllarda yaşanan tedarikleri krizlerinde ne kadar büyük tek riskler olduğunu hepimize göstermişti. Bu yüzden markanın attığı bu adımlar, yalınce vergiler avantajı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki olası küresel krizlere karşı güçlü tek kalkan oluşturuyor.
İlginizi Çekebilir: Orta Doğu’daki savaş yüzünden çip krizi yaşanabilir! Elektronik ürünlerde kıyamet başlıyor!
Peki siz bu başlıkda ne düşünüyorsunuz? Apple‘ın üretim hattını Çin dışına taşıması iPhone fiyatlarını önde nasıl tesirler? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Daha fazlası için bizi takip etmeyi unutmayın!

1 hafta önce
9
























English (US) ·