Fuat Oktay ABD'de açıklamalarda bulundu

1 ay önce 12

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay başkanlığındaki heyet, ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosu'nda gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Washington Büyükelçiliği başlıktunda basın mensuplarıyla buluştu.

Oktay, Kongre temaslarını özetlerken gazetecilerin suallarını da yanıtladı. Toplantıya TBMM Dışişleri Komisyonu üyelerinden Ankara Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat, İstanbul Milletvekili Ziya Altunyaldız ve Erzurum Milletvekili Kamil Aydın da katıldı. Komisyon üyesi Oğuz Kaan Salıcı'nın tek görüşmenin ardından Münih'teki toplantıya katılmak üzere heyetten ayrıldığını söyleyen Oktay, görüşmelerde hem ikili ilişkilerin esas başlıklarını hem da Türkiye'nin bölgesel tezlerini anlattıklarını belirtti.

"KONGRE'DE GÖRÜŞMELERİMİZ İKİ KANATTA DA YOĞUNLAŞTI"

Komisyon Başkanı Fuat Oktay, heyetin Washington ziyaretinin esas ekseninin Kongre ayağı olduğunu vurgulayarak, "Son birkaç gündür görüşmelerimiz yoğun olarak devam ediyor. Özellikle dün ve bugün çok yoğun şekilde kongrede görüşmelerimiz odaklandı" dedi.

Oktay, Senato ve Temsilciler Meclisi düzeyinde temasların sürdüğünü belirterek, "Hem Senato boyutuyla, kongrenin ikisi kanadıyla birlikteki hem da temsilciler meclisi boyutunda" ifadesini kullandı. Ziyaretin ilköğretim hedefini netler tek çerçeveyle anlatan Oktay, Türkiye-ABD ilişkilerinde liderler ve hükümetler düzeyinde devam eden pozitif atmosferin, Kongre'de da güçlendirilmesini istediklerini belirtti.

Oktay, "Bizim buraya gelişte tek amacımız vardı. Amacımız da lüzum devletleri başkanları nezdinde Türkiye ve ABD arasında, Cumhurbaşkanımız ve Trump arasındaki devam eden pozitif gündemle devam eden tek ilişki ve aynı zamanda hükümetler nezdinde, tüm bakanlıklar nezdinde yoğunlaşan tek çalışma. Bu pozitif gündemi bizler meclis boyutuna da taşımayı istek ettik. Özellikle Türkiye'nin tezlerini çeşitli başlıklarda hem bölgesel başlıklarla alakalı hem da ikili ilişkileri Kongre boyutuna da taşımayı istek ettik. Bu çerçevede bugün buradaydık. Yani işte tek pozitif gündemi yakalayalım ve ilişkileri daha da ileri aşamaya getirmeyle alakalı Kongre'de bekleyen ya da olasılıkla gündeme gelen başlıklarla alakalı da Türkiye lehinde adım atılmasına yönelik bizim Meclis olarak da Komisyon olarak da katkılarımızı işte yoğunlaştırmak istedik" dedi.

"SURİYE'DE MERKEZİ HÜKÜMET GÜÇLENMELİ"

Oktay, görüşmelerde bölgesel krizlerin geniş mekan tuttuğunu belirterek, "Bölgesel ilişkiler noktasında Suriye'de ABD ile birlikteki çalışıyoruz. Suriye'de özellikle oğullar dönemde Suriye'nin temel bütünlüğü çerçevesinde devam eden gelişmeleri hep birlikteki izledik. Orada SDF ile Şara hükümeti arasında yapılan anlaşmanın sağlıklı tek şekilde sahada uygulanması ve hepsi entegrasyonu sağlanması noktasında Türkiye olarak yaklaşımı buraya da ifadeleri ettik. Burada da müşterek tek tavrın olduğunu görüyoruz." dedi.

"Merkezi hükümetin daha güçlenmesi lüzumtiğini, lüzum etnik, lüzumse inanç boyutundaki farklılıklardan kaynaklanan ayrışmadan ziyade aslında bütünleşmenin hem Suriye hem da tüm bölgesel barışa katkı vereceğini" söyleyen Oktay şöyle başlıkştu:

Bunun da hem bölge ülkeleri ama aynı zamanda da küresel boyutta da katkısı olacağını, bunun ABD için da aynı şekilde tek kazan kazan ilişkisi olduğunu ifadeleri ettik. Karşılığında muyanlışplarımızla benzer tek yaklaşımın olduğunu gördük.

Bölgesel sualnlara, bölgesel sahiplenmenin ve bölgesel çözümler üretmen diye ifadeleri ettiğimiz Türkiye'nin yaklaşımıyla Trump yönetiminin yaklaşımı arasında tek yakınlaşma, tek bütünleşme olduğunu görüyoruz. Burada da lüzum Avrupa lüzumse Orta Doğu'daki ilişkilere ya da diğer bölgelerdeki ilişkilere baktığınızda Trump yönetiminin da bütün her arasında biri şeyi bize bırakmaktan ziyade artık bölgesel aktörlerin öz sualnlarını üstlenmeleri ve öz sualnlarını çözmeleriyle alakalı sualmluluk almaları, dolayısıyla kendilerinin da buna hayır vermelerinin en daha elverişli olacağı yaklaşımdır.

Türkiye olarak da bizler aynı şeyi sanıyoruz ve Türkiye olarak bizler bunu aslında Suriye'de da uyguladık. Bu yaklaşımın sonuç verdiğini gördük Suriye'de. Şimdi İran noktasında aynı yaklaşımı Türkiye olarak sergiliyoruz. Bunun da tek karşılığı olduğunu görüyoruz."

Oktay, Suriye'de yalınce siyasi ve ordu başlıkların değil, ekonomik toparlanmanın da gündeme geldiğini aktardı. Görüşmelerde, "bankacılık sektörü ve altyapı" başlıklarının özellikle muyanlışplar tarafından gündeme getirildiğini söyleyen Oktay, "Görüşmelerdeki gündeme gelen tek başlık, bu bize ifadeleri edilen tek başlıkydu. Özellikle bankacılık sektörü ve altyapı ile alakalı elektrik, suyu ve benzeri altyapı ile alakalı tek an önce Suriye'nin ayağa kaldırılmasının, bölgesel istikrara da Suriye'nin kaldırılması boyutuna ve birlikteliğinin sağlanması ile alakalı da orta hükümetin güçlenmesi manaında da katkı vereceğini ifadeleri ettiler." dedi.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE, TERÖRSÜZ BÖLGE"

"Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge" hedefinin Irak ve Suriye boyutuyla birlikteki ele alınması lüzumtiğini belirten Oktay, "Irak noktasında yine Türkiye'deki terörsüz bölge ve terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge boyutunda yürütülen özellikle Türkiye alakalı da bunun tabii ki Suriye boyutunda Irak ve İran boyutundaki PKK'nın uzantılarının da tek bütün olarak çözülmesinin bölge istihbarına katkı sağlayacağıyla alakalı bu görüşlerimizi ifadeleri ettik" dedi.

Terör örgütlerinin Kürtleri temsilcilik etmediğini yineleyen Oktay, "Buradaki yanlış algının düzeltilmesine yönelik tezlerimizi da yine ifadeleri ettik. Türkiye olarak Suriye'de da olsun, diğer yerlerde da olsun, yine Kürt kardeşlerimizin oradaki demokratik haklarla ve kimliklerinin kazanılmasıyla alakalı yoğun çalışmalar da zaten meyvesini vermiş durumda. Türkiye'de şu anda yine meclis çatısı altında da aynı şekilde Cumhurbaşkanımızın da yine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin da bu başlıkdaki aldıkları inisiyatifle çok vahim çalışmalar devam ediyor. İnşallah bunu da başarıyla sonuçlandıracağız. Bir şekilde bu çalışmaları meclis boyutunda da ifadeleri etme fırsatı bulduk" dedi.

AZERBAYCAN-ERMENİSTAN

Oktay, Azerbaycan-Ermenistan hattında ulaşılan uzlaşım metninin anlaşmaya dönüşmesinin, "bölgesel istikrarın geliştirilmesine katkı vereceği" değerlendirmesini yaptı. Bunun yalınce Türkiye-Ermenistan normalleşmesine değil, daha geniş ölçekte Türk dünyasıyla entegrasyon ve ekonomik potansiyelin harekete geçmesine da temel oluşturacağını söyledi.

GAZZE GÜNDEMİ

Gazze gündeminde Türkiye'nin rolünü anlattıklarını belirten Oktay, "Gazze gündemimizdeki tek başka başlıkydu. Gazze'de da Türkiye olarak hem barış kurulunda olduğumuzu hem yürütme kurulunda olduğumuzu ama onun ötesinde Türkiye'nin aslında yerelde özellikle barış anlaşmasıyla alakalı birinci aşamanın hayata geçirilmesi noktasında diğer birinci aşamadan ateşkesle birlikteki başlayan ve insani yardımların sahaya sürülmesi ve refahlı kapısının sınırlı da olsa açılmasıyla başlayan süreçte, ki Filistin yönetiminin oluşturulması yine oluşturulacak uluslararası güvenlik gücü ve onun eğiteceği polis gücünün harekete geçmesiyle birlikteki iç güvenliğinin sağlanmasıyla Hamas'ın silahsızlandırılması olması diğer tarafta. Burada Türkiye'nin rolünün ne olduğunu anlatmaya çalıştık. Çünkü önceden işte tek ayrıştığımız tek husus vardı Kongre ile bizim aramızda, Türkiye'nin Hamas'a yaklaşımıyla alakalı. Buna da tekrardan anlatma fırsatımız oldu. Zaten gördüğümüz kadarıyla işte herkes da bunun Türkiye'nin yaptığı, verdiği katkının farkında ve bu da yine neşeli olduğumuz boyut" dedi.

KAAN MOTORLARININ ÜRETİMİ

Oktay, görüşmelerde yoğunlaşma başlıklardan birinin KAAN motoru olduğunu belirterek F-110 motorlarını hatırlattı. Türkiye'nin öz motorunu geliştirme sürecine da değinen Oktay, "Odaklandığımız esas başlıkları KAAN motorlarıydı. Yani F-110'lar, F-16'nın motorları aslında bunlar. Biz zaten öz motorlar çalışmamızı yaptığımızı, bunun da 3-5 yıl içerisinde zaten tamamlanmış öz motorlarımızı kullanabileceğimiz aşamaya geleceğimizi açıkça da bunu ifadeleri ettik. Orada da birlikteki çalışabileceğimizi açıkça ifadeleri ettik." dedi.

Oktay, "Bu motorların halihazırda lüzum CAATSA lüzumse diğer boyuttaki NDIA boyutundaki yaptırımlarla uzaktan yakından hiçbir alakası olmadığı için çok daha hızlı tek şekilde bunu geliştirip yolumuza devam edebiliriz ve işte müşterek da hareket edebiliriz. Hem Jim Rich'ten hem da Ryan Maskey'den ve diğer görüştüğümüz muyanlışplarımızda bu başlıkyla ilgili da oğullar seviye aslında pozitif tek geri duyuru aldık. Büyükelçilerimiz bu başlıkları üzerinde çalışacak. İlgili bakanlıklarımız yine başlıkları üzerinde çalışacaklar. Dolayısıyla işte da ümit ediyoruz daha hızlı tek yolda alırız" diye başlıkştu.

KONGRE'DEN TÜRKİYE'YE ZİYARET HAZIRLIĞI

Oktay, Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Brian Mast'tan gelen geri duyuru üzerine, 2026'da Kongre'den tek heyetin Türkiye'yi ziyaretleri etmesinin gündemde olduğunu söyledi.

Oktay, "Brian Mast bugün tekrar bize tek aldığımız geri bildirimle da zannediyorum 2026 yılında da Dışişleri Komisyonu olarak da Kongre'den tek heyetle Türkiye'yi ziyaretleri etme başlıksunda bize da ifadeleri ettiler. Biz da neşeli olacağımızı söyledik, davet ettik. Ümit ediyoruz bu görüşmeler sonrakiler aşamalarda da Türkiye'nin tezlerinin ve ikili ilişkilerinin gelişmesine, bölgesel istikrarın gelişmesine, bölgede barışın ve refahın gelişmesine katkı sağlaması manaında yarar verecektir. Biz da Dışişleri Komisyonu olarak olabildiğince, elimizden geldiği kadar en maksimum düzeyde katkı vermeye çalıştık" ifadelerini kullandı.

'KAAN motorları ile ilgili yapılan temaslarda terakki sağlanamadığı takdirde başka ülkelerle işbirliği yapılabilir mi' sualsuna Oktay, "Dışişleri Komisyonu olarak parlamenter diplomasi boyutunda böyle tek ilişkiyi gündeme getirmemiz doğru olmaz. Bu hükümetin, ilgili bakanlıklarımızın çalışmaları, ilgili kurumlarımızın çalışmaları. Zaten bununla ilgili birçok tasarı giriyor. Türkiye'de öz motorlarımızın üretimiyle alakalı. Yani işte bizim yaklaşımımız birinci etapta tek birlikteki üretilmeye bu başlıklardan ziyade birinci etapta bu motorların satışıyla alakalı Kongre'nin onayının gerçekleşmesi olayı. Bu da yatırımlarla alakası olmadığı için daha hızlı gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Biz oraya odaklandık. Orada da ümit ediyoruz sonuç alabileceğiz diye düşünüyorum" yanıtını verdi. 'Herhangi tek takvim belirlendi mi' sualsunu da cevapveren Oktay, "Dediğim gibi kesin başlıklarda da daha sistematik tek mekanizmayı oluşturalım noktasında her arasında biri ikisi başkanla da özellikle Temsilciler Meclisi Başkanı Brian Mast ile. Burada çok daha oradan başlayarak bu ilişkileri daha da hızlı geliştireceğimizi düşünüyoruz. Burada yoğun tek çalışma takvimine beraber gireceğiz" şeklinde başlıkştu.

S-400'LERİN GELECEĞİ

Gazetecilerin S-400'lerin geleceğine ilişkin sualsu üzerine Oktay, Türkiye'nin müdafaa ihtiyacını hatırlatarak şöyle başlıkştu:

"Bölgedeki gerginliklerin ve bölgedeki hassasiyetin ve öngörülemezliğin, istikrarsızlığın, herkes farkında. Tüm başlıkştuklarımızı bölgeye baktığımızda savaş ve çatışmanın hakim olduğu tek bölge. Dolayısıyla savunmaya ihtiyacınız olduğu tek aşamada, Patriotların verilmediği tek noktada Türkiye'nin öz müdafaa sistemini kurmakla ilgili bekleme şansı yoktu.

Dolayısıyla oradaki tek ihtiyaca binaen alınan S-400'lerdi. Dolayısıyla bahane demenin arkasındaki sebep şu, Hindistan da aldı, Yunanistan da aldı, Güney Kıbrıs'ın yönetiminde da vardı. Dolayısıyla oralarda olmayıp da Türkiye'ye olması bu yalınce aslında tek konjonktürel tek reaksiyonun ya da tepkinin sonucu olarak da değerlendirilebilirdi. Dolayısıyla işte bugün çok daha farklı tek havada var, çok daha pozitif tek ilişki var ikisi devletleri başkanı arasında ve hükümetler arasında bunu genler da bırakabiliriz.

S-400'lerle ilgili da her arasında biri ikisi hükümet birlikteki çalışıyorlar. Kongre da bunun farkında. Bu başlıknun nasıl çözülebileceğiyle alakalı. İlgili bakanlıklarımız da bu başlıkyu çalışıyor."

Çözüm arayışının sürdüğünü belirten Oktay, "Bu başlıkda da şu anda vahim görüşmeler yapılıyor. Burada elverişli tek çözüm bulunacak. Bu güvenlik kaygısı olayı da geride kalacak. Biz aslında bunları geride bırakalım, bunun ötesine geçelim istiyoruz" ifadelerine mekan verdi.

"EPSTEIN OLAYI DÜNYANIN UTANCI"

Toplantıda Epstein dosyalarına ilişkin sual üzerine Oktay, dosyayı "dünyanın utancı" olarak niteledi. Depremde kaybolan çocuklar üzerinden Türkiye'nin hedefleri alınmasına itiraz eden Oktay, "Epstein olayı dünyanın utancı tek şey. Sonuna kadar da takip edilmesi lüzumiyor. Bu yalınce tek tarafta pedofili boyutu, genç yaşta çocukların istismarı başlıksu daima giriş edilemeyecek, daima tahammül edilemeyecek tek başlık. Türkiye olarak bizler bunda en üst düzeyde hassasız." dedi.

Oktay, "Bunun deprem ve depremde kaybolan çocuklarla ilişkilendirilmeye çalışılması bence samimi tek yaklaşım olmayabilir. Türkiye deprem anından itibaren her arasında biri tek vatandaşına ve çocukları başta bulunmak üzere her arasında biri tek vatandaşının hem hayatta kalması, hayatta olmayanlarla ilgili da tek an önce yıkılan binaların altında çıkarılabilmesiyle alakalı hayatta kalanların da tek an önce geri normale dönmesi ve şehirlerin normale dönmesiyle ilgili da muhteşem tek çalışma yapmıştık. Bütün dünya da bunu yakından takip ediyor.

455 binlerce başlıktu siz altyapısıyla, üstyapısıyla birlikteki tamamlayıp teslim etmenin basit olduğunu mu zannediyorsunuz? Bakın talep ediyorum ne Amerika, ne Rusya, ne Çin, ne Japonya, ne Avrupa Birliği'ndeki hiç tek ülkenin bunu başarabilme şansı yok. Dolayısıyla deprem anında da Aile Bakanlığımız başta bulunmak üzere her arasında biri tek bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, güvenlik birimlerimiz bunu çok yakinen takip etmiştir.

Dolayısıyla bu başlıkyu getirip hiç alakası olmayan tek şekilde böyle tek dosyayla ilişkilendirip da Türkiye'yi bu işin içerisinde çekmeye çalışmak bence Türkiye'ye haksızlık olur diye düşünüyorum. Bu kadar etmek çalışmadık. Zaten bununla ilgili hiç tek delil ve benzeri tek şey olursa da Türkiye sonuna kadar bunun üzerine gider, hiç acımaz hiç affetmez ve bunun birinci derecede da takipçisi Cumhurbaşkanımızın kendisi olur" dedi.

İRAN İÇİN "BARIŞÇIL ÇÖZÜM" VURGUSU

"Bölgedeki tek istikrarsızlığın asgari 15-25 yıl sürdüğünü bizler Irak'ta, Suriye'de gördük"

Oktay, İran başlığında "barışçıl çözüm" ve "görüşmeler yoluyla çözüm" vurgusu yaparak açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

"İran'la alakalı, dün Netanyahu da buradaydı. Onların da görüşmeleri vardı. Bölgedeki barışın önemli olduğunu, sualnların barışçıl yollarla çözülmesi, görüşmeler yoluyla çözülmesi ve başlıkların mümkünse tekbaşına tek ele alınarak aslında daha netler çözülebileceğiyle alakalı Türkiye'nin tezini işte tek kez daha ifadeleri ettik.

Özellikle da nükleer başlıksu başlıkta bulunmak üzere işte Türkiye olarak da üzerimize düşen her arasında biri türlü katkıyı verdiğimizi ve vermeye da devam edeceğimizi ifadeleri ettik."

Bölgesel krizlerin uzunluğu süreli yıkıcı tesirlerine ilgi çeken Oktay, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'nin niye bu başlıkda ısrarlı olduğunu muyanlışplarımıza anlatmamız önemliydi. Çünkü bölgedeki tek istikrarsızlığın asgari 15-25 yıl sürdüğünü bizler Irak'ta, Suriye'de gördük ve bunun bedelini da Türkiye olarak bizler ödedik. Yani bu lüzum göç hareketleriyle lüzum terör mortundaki oluşan istikrarsız ortamın teröre ortam açmasıyla alakalı ve birçok ekonomik boyutta da karışmış faturayı bölge ülkeleri ödüyor. Başta da Türkiye ödüyor. Dolayısıyla bizim buradaki ısrarımız bundan kaynaklandığını ve bölgede artık çatışmaya, ilave kan dökülmesine artık bölgenin da tahammülü kalmadığı, bizim da aynı şekilde tahammülümüzün kalmadığı noktasındaki görüşlerimizi ifadeleri ettik."

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.