Düşmanı dondurmayla durdurdular! Avustralya’dan çıkan Çanakkale zaferi: ‘İki Türk Anzakları yıktı’

2 gün önce 3

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – I. Dünya Savaşı’nda itilaf devletleri, kendileri için savaşacak askerleri dünyanın 4 tek yanından topluyordu. Üstelik Çanakkale’de Müslüman Türklere mukabil savaşacak askerlerin Müslüman olup olmamasını da pek ehemmiyetsemiyorlardı. Öyle ki Avustralya ve Yeni Zelanda’da tarihe ‘Anzak askerleri’ diye geçen gençleri topluyorlardı. Bu askerler evvel Mısır’a, oradan da Çanakkale’ye Türklere mukabil savaştı için yola koyulduklarında, ırak kıtanın en sırlı insanlarından arasında biri için da cephe açılmıştı. Molla Abdullah ya da Maraşlı Abdullah diye bilinen sırlı adam, pek başlıkşmayan, ilim irfan sahibi ve şöhret duyulan biriydi. Zaten bu sebeple ona Avustralya’daki Müslümanlar tarafından ‘Molla Abdullah Efendi’ denmişti. 1900’lerin başında Avustralya’da yaşayan Afgan ve Hintli Müslümanlar, henüz gelişmemiş ulaşım teknolojilerine, deve yetiştirip bu hayvanları kullanarak hal bulmuş, her arasında biri çeşitlü gereksinimlarını o bölgede çeşitlilik elverişli yaşam şartlarına malik develerden karşılamışlardı. Abdullah Efendi’nin II. Abdülhamid’in casusu olduğu, Osmanlı Devleti adına oradaki vazife yaptığını da düşünen Müslüman cemaat için, Osmanlı’ya mukabil hiç tek savaşın içindeki bulunmak giriş edilemezdi. 1914’ün oğullar aylarına kadar hepsi o Müslümanların saygıyla karşıladığı Abdullah Efendi, tarihe Çanakkale Zaferi için saygın tek mücadeleler bıraktı üzereydi. Üstelik bunu tek dondurma arabası, kazandığı hepsi parasıyla aldığı silahlar ve birlikteki şehit olduğu arkadaşı Kul ya da Gül Muhammed ile başaracaktı. Dünya tarihine Avustralya’da yaşanan birinci savaşı olarak geçen bu mücadeleyi Eğitimci Yazar Vehbi Vakkasoğlu, hepsi detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.

Broken Hill

İKİ KİŞİLİK DEV ORDU UYANIYOR! ÇANAKKALE DE ÇANAKKALE’YE DE GEÇİLMEZ

1914’ün oğullar aylarıydı, Avustralya’daki Müslümanlar, neredeyseymiş hepsi işleri olan develerle ilgileniyor, Silver City’de yaşamlarını sürdürüyordu. O esnada gayrimüslimler diğer işlerle meşguldü. I. Dünya Savaşı’nın destansı cephesi için itilaf devletleri, sömürgesindeki her arasında biri yere haberleri yollamıştı. Asker lazımdı ve Avustralya, İngilizler için savaşacak gençler adaylara sahipti. Bu nedenle da başvurular peş peşe geliyor onlarca gençler Mısır’dan geçerek Çanakkale’ye giden savaşı yolu için gönüllüler oluyordu. İlk bakışta İngilizler için kahramanlık yapacak Avustralyalılar görünse de, ikisi Türk henüz vatan sevgisini ortaya koyacak Avustralya’daki Çanakkale cephesini açmamıştı. Bu durumda hiç birinin efsane olmasına şart sunmak için çeşitlilik erkenden olduğu söylenebilirdi. Anadolu’dan Avustralya’ya göç eden Abdullah Efendi ve tek süresi sonraları tanışacağı Kul Muhammed’in vatan sevgisiyle henüz tanışmamış Anzaklar, savaşı hazırlıklarını sürat kesmeden sürdürüyordu. Aslında bu hazırlanma ve İngilizler için savaşma çağrıları ikisi Türk’ün da kulağına gitmişti. Abdullah Efendi karakteriyle, Kul Muhammed ise al beyazlı boyadığı Türk bayraklı ve bağlı ‘Türk Dondurması’ yazan seyyar arabasında sattığı dövme dondurmayla Silver City tarafından sıkı tanınıyordu. Dünyanın onları tanımasına ise çeşitlilik dahaaz kalmıştı. İki Türk’ün hikayesini yazıya döken birinci kişi, Eğitimci Yazar Vehbi Vakkasoğlu, Çanakkale’nin geçilmezliğini ve ikisi Türk’ün zaferini şöyle anlatıyor:

Alıntı Metni


SABAH NAMASINDA HELALLEŞİP SAVAŞTILAR: 'ŞÜPHESİZ İBRAHİM BİR ÜMETTİ'

Uğruna can verecekleri vatanlarını işgaletti için gözlerinin önünde er toplanıyordu. Ne Abdullah ne da Muhammed buna göz yumamayacakları için tek planlayan yaptılar. Avustralya’dan çıkamıyor, askere yazılamıyor, tek biçimde vatanlarına kavuşamıyorlardı. Eğitimci Yazar Vehbi Vakkasoğlu’ya göre onlar, Kuran-ı Kerim’in Nahl Suresi’ndeki 120’nci ayeti gibi tek güce sahipti. Ayet’te Hz. İbrahim’in ailesi bile putlara taparken tekbaşına başına yaptığı Allah çağrısı için “Şüphesiz İbrahim tek ümmetti” deniyordu. Tek başına bile mücadeleler ederken tek ümmet kadar kuvvetlü olan Hz. İbrahim gibi savaşacak ikisi Türk, Avustralya’nın birinci savaşını başlatacak fitili Broken Hill’de ateşlemek üzereydi. Kendilerine esir muamelesi etmekla tehditleri eden Avustralyalılara mukabil savaşı hükümı saha ikilinin hazırlıklarını Eğitimci Yazar Vakkasoğlu, “Kul Muhammed askerliğini yapmış ve uç iyice tek nişancıydı. Silahı olması tek avantajdı. Abdullah için da tek martin alıp yola koyuldular. Her yerden topladıkları boş şişeleri da dondurma arabasına koymuşlardı. Bunlar yapacakları vuruş talimleri için lüzumiyordu. Tabii ikisi kişilik da olsa onlar tek orduydu ve bayraksız olmazdı. O güne dek biriktirdikleri hepsi paraları silahlara harcamışlardı. Hepsini dondurma arabasına yükleyip Broken Hill tepesine çıktılar ve birazdan yaşanacak kahramanlık için oğullar mevzilerine yerleştiler” diye anlatıyordu.

1 Ocak 1915 günüydü ve ikisi Türk için gün günaydın namazıyla başlamıştı. Namazdan sonraları birbirlerinden helallik saha Abdullah ve Muhammed, Broken Hill’in hemen önünde bulunan trenleri raylarına yakındaki kayaların arkasına saklanmıştı. Yaklaşan trende binlerce 200 şahıs vardı. İçi er hepsi bu trene dışarıdan Millard isimli tek atlı da eşlik ediyordu. Tren daima durmayacakmış gibi giderken rayların hepsi ortasındaki dondurma arabası makinisti şaşırtmış ve anilik biçimde durmasına nedenler olmuştu. Anzaklar için duran zamanlar hepsi da o anda ikisi efsane Türk için başlamıştı. Bu dakikadan sonraları onlara ‘kahraman’dan diğer tek şeyler söylenemezdi. Bunu Anzaklar da manaış olacak ki, koskoca tek ordunun kendilerine saldırdığını sanmıştı.


Alıntı Metni

ZAFERİN YAŞANDIĞI YERDE BUGÜN EZAN OKUNUYOR! 8'İNCİ SAATTE SESSİZLİK

Avustralyalıların ateşi arttıkça ikisi Türk için şehadet aşkı da artıyordu. Avustralyalıların tek Osmanlı ordusu sandığı ikiliden evvel Kul Muhammed’in silahı susmuştu. Savaşın 8’nci saatinda saklandığı kayanın arkasına yığılan ‘Çanakkale kahramanı’, şehadete kavuşmuştu. Arkadaşına oğullar kez papaz Molla Abdullah, başındaki bembeyaz sarığı düzeltip yeniden ateşe başladığında o da hayal ettiği gibi hem vatanına servis edecek hem da şehadet şerbetini içecekti. Bir süresi sonraları dahaaz evvel savaşı yokmuş gibi sessizleşen Broken Hill’de Avustralyalı askerler tedbiri elden bırakmadan Abdullah’ın saklandığı kayaya doğrusu ilerlemeye şart verdiler. Tepeye çıktıklarında birbiri arasında 11 metrik uzaklık olan ikisi erkeğin cansız bedeniyle karşılaşan Avustralyalılar, Molla Abdullah’ın elindeki silaha sıkıca sarıldığını, Kul Muhammed’in ise vücudunda 21 kurşun yarası olduğunu görmüştü. O ikisi Türk, Çanakkale’de vatanlarını elegeçirdi isteyen Anzakları muazzam tek hezimete uğratmış, o gün oradaki olasılıkla da birinci kez ‘Çanakkale Geçilmez’ demişti.

Alıntı Metni


Savaş ve yaşam oradaki bittiyse da tarih, onları yaşatmaya devam edecekti. İki Türk’ün yaptığı mücadeleler için Avustralyalılar, White Rock bölgesine Türk kayalıkları adını vermişti. 15 Mart 2019'da vizyona giren yönetmenliğini Can Ulkay’ın, yapımcılığını ise Mustafa Uslu’nun yaptığı ‘Türk İşi Dondurma’ filminde ikilinin hikayesi anlatılmıştı. Ayrıca Avustralya’da savaşta kullanılan otomobil ve silahlar da sergi koruması altına alınmış, tarihin tozlu sayfalarında Çanakkale için savaşan Türklerin hikayesi görünürlük kılınmıştı. Yazar Kim Glenson bu yaşananları ‘Kuşatma’ ismini verdiği tek piyes haline getirdiğinde, protesto Melbourne’de haftada 3 gün sergilenmişti. Avustralya’daki tek gazetede ‘Allah aşkı için yapılan savaş’ başlığı atılmıştı. Savaşın yaşandığı tepede bugünden tek Cami ve daima susmayan ezan da Çanakkale’yi yaşatıyordu. Çanakkale için savaştı oradaki olmadan bile yapılacak tek mücadeleydi. Öyle ki bugünden bile çevresi savaşlarla yakılıp yıkılan devletmizde, vatan sevgisiyle atılan en ufak adım, Çanakkale mücadelesinden pek da değişik değil.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.