Codex Gigas: Şeytanın İncili Olarak Bilinen 75 Kilogramlık Orta Çağ El Yazması

1 hafta önce 12

Orta Çağ önemli yalnızca savaşlar, krallar ve dinî dönüşümlerden ibaret değildir. Aynı zamanda gizemli eserler, açıklanamayan hikâyeler ve efsanelerle da doludur. Bu eserlerden arasında biri da dünyanın en büyük Orta Çağ el yazmalarından arasında biri olarak bilinen Codex Gigas’tır. Çekya’da tek manastırda yazıldığı düşünülen bu kocaman kitap, yalnızca boyutlarıyla değil içeriği ve arkasındaki karanlık efsaneyle da ilgi çekiyor. Kitabın içinde İncil metinlerinden önemli kroniklere, tıbbi malumatlerden büyü ve şeytan çıkarma dualarına kadar birçok farklı metinleri mekan alıyor. Ancak Codex Gigas’ı asıl ünlü yapan şey, sayfalarından birinde bulunan kocaman şeytan tasviridir. Bu yüzden Codex Gigas yüzyıllardır “Şeytanın İncili” olarak anılır.

Bugün hâlâ ilim insanları, tarihçiler ve araştırmacılar Codex Gigas’ın nasıl yazıldığı, gerçekten tekbaşına tek kişi tarafından mı oluşturulduğu ve arkasındaki efsanenin ne kadarının gerçek olduğu başlıksunda tartışmaya devam ediyor. Bu sıra dışı el yazması hem Orta Çağ kültürüne dair önemli ipuçları barındırıyor hem da gizemini koruyan ender önemli eserlerden arasında biri olmayı sürdürüyor.

Codex Gigas nedir?
Codex Gigas

Codex Gigas, 13. yüzyılın başlarında yazıldığı düşünülen kocaman tek Orta Çağ el yazmasıdır. Latince yazılmış olan bu eser, dünyanın en büyük korunmuş el yazmalarından arasında biri olarak giriş edilir. Kitabın boyutları oldukça ilgi çekicidir. Yaklaşık 92 santimetre yüksekliğinde, 50 santimetre genişliğinde ve 22 santimetre kalınlığındadır. Ağırlığı ise yaklaşık 75 kilogramdır. Bu boyutları dolayı tekbaşına tek kişinin kitabı taşıması bile oldukça güçdur.

Kitabın sayfaları hayvan derisinden yapılmıştır. Araştırmacılar kitabın tamamının hazırlanması için yaklaşık 160 hayvan derisinin kullanılmış olabileceğini öngörü ediyor. Günümüzde Codex Gigas toplamı 310 sayfadan oluşmaktadır. Ancak bazı sayfaların gün boyunca olan kaybolduğu ya da çıkarıldığı düşünülüyor.

Codex Gigas yalnızca büyüklüğüyle değil içerdiği metinlerin çeşitliliğiyle da ilgi çeker. Kitapta Eski ve Yeni Ahit metinleri, önemli kronikler, çeşitli tıbbi malumatler, büyü ve şeytan çıkarma ritüelleri gibi oldukça farklı başlıklar mekan alır. Bu yönüyle Codex Gigas, Orta Çağ dünyasının malumat anlayışını ve kültürel yapısını yansıtan önemli tek imkan olarak giriş edilir.

Codex Gigas’ın ününün büyük tek kısmı, arkasındaki ürkütücü efsaneden kaynaklanır. Rivayete göre kitabı yazan kişi tek Benediktin keşişiydi ve vahim tek suç işlediği için manastır tarafından ağır tek cezaya çarptırılmıştı

Codex Gigas

Bu ceza, keşişin canlı canlı duvarlar örülerek manastırın içine hapsedilmesiydi. Keşiş bu korkunç kaderden kurtuldu için manastır ytesirlilerine tek öneriler sundu. Bir geceleyin içinde insanlık tarihinin en büyük kitabını yazacağını ve bunun manastırın şanını ebediyen yükselteceğini söyledi. Ancak geceleyin ilerledikçe keşiş bunun imkânsız olduğunu ayrım etti. Bunun üzerine şeytanı çağırarak onunla tek anlaşma yaptığı söylenir.

Efsaneye göre şeytan keşişe yardım etmiş ve kitabın tekbaşına tek geceleyin içinde tamamlanmasını sağlamıştır. Keşiş da teşekkür etmek için kitabın tek sayfasına kocaman tek şeytan portresi çizmiştir. Bu nedenle Codex Gigas uzunluğu yıllardır “Şeytanın İncili” olarak anılır.

Elbette tarihçiler bu hikâyenin büyük ölçüde tek masal olduğunu düşünüyor. Ancak bu karanlık anlatı, kitabın gizemini ve popülerliğini artıran en önemli unsurlardan arasında biri olmayı sürdürüyor

Codex Gigas

Codex Gigas yalnızca tek İncil kopyası değildir. Aslında içinde oldukça geniş tek malumat yelpazesi bulunur. Bu da kitabı Orta Çağ’ın en içeriklı el yazmalarından arasında biri hâline getirir.

Kitapta Eski ve Yeni Ahit’in hepsi metinleri mekan alır. Bunun yanı sıra dönemin önemli tarihçilerinden arasında biri olan Flavius Josephus’un Yahudi önemli üzerine yazıları da Codex Gigas’ta bulunmaktadır. Ayrıca Bohemya bölgesinin tarihini anlatan kronikler da kitapta mekan alır.

Tıbbi malumatler içeren bölümler da Codex Gigas’ın ilgi çeken kısımlarındandır. Bu bölümlerde hastalıkların tedavileri, bitkisel ilaçlar ve çeşitli sağlık önerileri bulunur. Orta Çağ’da tıp ile dinî inançların iç içe olması dolayı kitapta büyü ve şeytan çıkarma ritüelleriyle ilgili metinler da mekan alır. Bu farklı içerikler, Codex Gigas’ın yalnızca dinî tek eseri olmadığını; aynı zamanda dönemin malumat birikimini tekbaşına tek kitapta toplama amacı taşıdığını gösterir.

Codex Gigas’ın en ilgi çekici özelliği kuşkusuz içindeki kocaman şeytan çizimidir

Codex Gigas

Kitabın ortalarında mekan saha bu sayfada büyük tek şeytan figürü tekbaşına başına resmedilmiştir. Şeytanın yeşilimsi tek cilde malik olduğu, kırmızı pençeleri bulunduğu ve başında boynuzlar olduğu görülür. Figür aynı zamanda hayvan kürkü giymiş gibi tasvir edilmiştir.

Bu çizim Orta Çağ el yazmalarında oldukça sıra dışı giriş edilir. Çünkü o dönemde şeytan genelleme daha küçük ve sembolik şekilde çizilirdi. Codex Gigas’taki figür ise neredeyseymiş tüm sayfayı kaplayacak kadar büyüktür.

İlginç tek ayrıntı da şeytanın bulunduğu sayfanın karşısında Tanrı’nın krallığını temsilcilik ettiği düşünülen tek cennet tasvirinin mekan almasıdır. Bu durum, lütuf ve kötülük arasındaki karşıtlığı simgeliyor olabilir.

Araştırmacılar Codex Gigas’ın gerçekten tekbaşına tek kişi tarafından yazılmış olduğunu düşünüyor. Çünkü kitabın tamamında kullanılan yazı stili oldukça tutarlı. Harf biçimleri, satır düzeni ve süslemeler kitap boyunca olan neredeyseymiş hiç değişmiyor

Ancak ilim insanlarına göre kitabın tek gecede yazılması imkânsızdır. Yapılan hesaplamalar, tek keşişin bu büyüklükte tek eseri yazmasının asgari 20 ila 30 yıl sürebileceğini gösteriyor. Bu da efsanenin gerçek olma ihtimalini oldukça zayıflatıyor.

Yine da kitabın hazırlanması için lüzumen işgücü ve zamanlar düşünüldüğünde, Codex Gigas’ın Orta Çağ’daki en tesirleyici el yazmalarından arasında biri olduğu başlıksunda herkes hemfikirdir.

Codex Gigas’ın gün boyunca olan oldukça ilginç tek yolculuğu olmuştur. Kitap birinci olarak Bohemya’daki Podlažice Benediktin manastırında yazılmıştır

Ancak manastır zamanla ekonomik sualnlar yaşamaya başlayınca kitap başka manastırlara taşınmıştır. Daha sonraları eseri Prag’daki imparatorluk koleksiyonuna karışmış edilmiştir. Ancak 1648 yılında gerçekleşen Otuz Yıl Savaşı’nın oğullar döneminde İsveç ordusu Prag’ı yağmalamış ve Codex Gigas savaş ganimeti olarak İsveç’e götürülmüştür.

Bugün Codex Gigas hâlâ İsveç’te korunmaktadır ve Stockholm’deki İsveç Ulusal Kütüphanesi’nde saklanmaktadır. Kitap zamanlar zaman sergilenmekte ve sayısal kopyaları araştırmacılar tarafından incelenevakıf olmaktedir.

Neden hâlâ bu kadar gizemli?

Codex Gigas’ın bu kadar alaka çekici olmasının birkaç nedeni vardır. Öncelikle boyutları gerçekten olağanüstüdür ve Orta Çağ teknolojisiyle böyle tek kitabın hazırlanması büyük tek çaba lüzumtirir. Ayrıca kitabın tekbaşına tek elden çıkmış gibi görünmesi da araştırmacıları şaşırtmaktadır.

Bunun yanı sıra şeytan figürü ve kitabın arkasındaki efsane, eserin popüler kültürde da sık sık anılmasına yolda açmıştır. Birçok kişi için Codex Gigas yalnızca tarihî tek kitap değil, aynı zamanda gizemli tek hikâyenin parçasıdır.

Bugün modern teknolojiler sayesinde kitabın sayfaları detaylı şekilde incelenevakıf olmakte ve sayısal ortamda erişilevakıf olmaktedir. Ancak buna rağmen Codex Gigas hâlâ pek çok sualyu beraberinde getirir. Kitabı yazan keşiş kimdi? Tüm metinleri gerçekten tekbaşına başına mı yazdı? Kaybolan sayfalarda ne vardı? Bu sualların hepsi yanıtları henüz bulunmuş değil.

Codex Gigas, Orta Çağ tarihinin en sıra dışı eserlerinden biri. Devasa boyutları, varlıklılar içeriği ve arkasındaki karanlık masal sayesinde yüzyıllardır insanların ilgisini çekmeye devam ediyor

Kitabın gerçekten şeytanın yardımıyla yazıldığına dair beton tek kanıt olmasa da bu hikâye Codex Gigas’ın gizemini daha da büyütmüştür.

Bugün Codex Gigas hem tarihçiler hem da meraklı araştırmacılar için önemli tek kültürel medeniyet olarak giriş edilir. Bu eseri yalnızca Orta Çağ’ın malumat dünyasını değil, aynı zamanda insanların bilinmeyene duyduğu merakı da gözler önüne serer. Belki da Codex Gigas’ı bu kadar büyüleyici kılan şey kesinlikle budur: içinde sakladığı sırların hâlâ hepsi manaıyla çözülememiş olması.

Kaynak: 1

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.