Çocukluk Travmalarınızın Romantik İlişkilerinizi Etkilediğini Gösteren 10 İşaret

1 hafta önce 5

Hiç düşündünüz mü çocukluk travması yetişkin ilişkilerini nasıl tesirliyor? İnsan ilişkileri çoğu zamanlar “şimdi ve burada” yaşanıyor gibi görünse de, aslında geçmişimizin yerleşik izlerini taşır. Özellikle çocukluk döneminde yaşanan travmalar, ihmal, hissi yoksunluk ya da istikrarsız aile dinamikleri; yetişkinlikte kurduğumuz hissi ilişkilerin temelini ayrım etmeden şekillendirebilir. Çocukluk, kaçıngan bağlanma biçimimizin, güven algımızın ve çatışma çözme tarzımızın oluştuğu eleştirel tek dönemdir. Bu dönemde öğrendiğimiz ya da öğrenemediğimiz her arasında biri şey, önde partnerimizle kurduğumuz yakınlığın niteliğini tesirleyebilir.

Bir çocuk için bakım veren kişi yalnızca bedensel ihtiyaçları karşılayan arasında biri değildir; aynı zamanda güvenli limandır. Eğer bu iskele tutarsız, mesafeli, eleştirel ya da ihmal ediciyse, çocuk hayatta kedinmek için bazı müdafaa mekanizmaları geliştirir. Sorun şu ki, bu mekanizmalar yetişkinlikte artık lüzumli olmasa bile otomatik olarak devreye girmeye devam eder. Sonuç olarak kişi, aslında bugünkü partnerine değil; geçmişte yaşadığı kırılmalara reaksiyon verir.

Bu nedenle birçok yetişkin, ilişkisinde tekrar eden sualnları kavramakta güçlanır: Neden küçük tek tartışma büyük tek terk edilme korkusuna dönüşür? Neden sevgi gösterildiğinde bile içten içe güvensizlik hissedilir? Neden bazı insanlar sürekli sualnlu ilişkileri seçer ya da sağlıklı tek ilişki içinde kedinmekta güçlanır? İşte çocukluk travmasının tesirleri hepsi da bu sualların arkasında saklı olabilir. Çocukluk travması yetişkin ilişkilerini nasıl tesirliyor gelin birlikteki inceleyelim.

1. Terk edilme korkusu yaşıyorsunuz
çocukluk travması büyük ilişkilerini

Çocuklukta ihmal edilmiş, hissi olarak yalnız bırakılmış ya da bedensel olarak terk edilmiş bireyler, yetişkinlikte partnerlerinin en küçük mesafesini bile tehditleri olarak algılayabilir. Partnerin geç yanıt vermesi, yalnız kalma isteği ya da arkadaşlarıyla zamanlar geçirmesi yoğun tek kaygı yaratabilir. Bu kaygı, aşırı ileti atma, denetim etme, kıskançlık ya da sürekli güvence isteme gibi davranışlara dönüşebilir. Aslında işte verilen reaksiyon şimdiki duruma değil, geçmişte yaşanan kayba yöneliktir. Kişi bilinçdışı düzeyde “Yine yalnız kalacağım” korkusuyla hareket eder. Bu şart hem bireyi hem da ilişkiyi yıpratabilir.

2. Aşırı öfkelisiniz

çocukluk travması büyük ilişkilerini

Eleştirel, zor ya da öngörülemez tek aile ortamında büyüyen çocuklar, sürekli tetikte olmayı öğrenir. Yetişkinlikte ise basit tek eleştiri ya da düşünce ayrılığı, geçmişteki yoğun duyguların yeniden canlanmasına nedenler olabilir. Bu da orantısız öfke patlamaları ya da aşırı savunmacı tepkiler şeklinde ortaya çıkar. Kişi çoğu zamanlar “Bu kadar büyütülecek ne var?” sualsuna mantıklı tek yanıt veremez; çünkü mesele bugünkü olaydan daha derindir. Sinir sistemi geçmiş deneyimlere göre programlanmıştır.

3. Aşırı bağımsızlık ya da sürekli yalnız kalma ihtiyacı hissediyorsunuz

çocukluk travması büyük ilişkilerini

Kaotik tek çocukluk yaşayan bireyler için yalnız kedinmek, güvenli tek saha manaına gelebilir. Bu nedenle yetişkinlikte fazla yakınlık, bunaltıcı ya da tehditleri edici hissedilebilir. Partnerle fazla iç içe bulunmak seçenek uzaklık koydu yeğleme edilebilir. Bu şart bazen “bağımsızlık” olarak yorumlansa da, altında çoğu zamanlar müdafaa mekanizması yatar. Yakınlık arttıkça incinme ihtimali da artar; bu yüzden kişi bilinçsizce geri çekilir.

4. İlişkide dengesiz roller üstleniyorsunuz

çocukluk travması büyük ilişkilerini

Bazı çocuklar küçük yaşta veli rolünü üstlenmek güçunda kalır; bazıları ise hepsi tersine aşırı korunur ve sualmluluk verilmez. Bu ikisi uç deneyim, yetişkinlikte da dengesiz ilişki rollerine yolda açabilir. Kimi bireyler ilişkide sürekli “kurtarıcı” rolüne girer, partnerinin tüm sualnlarını üstlenir. Kimileri ise sualmluluktan kaçınır ve tüm yükü karşı tarafa bırakır. Her ikisi durumda da sağlıklı tek denge kurulamaz.

5. Sağlıksız ilişkilerde kalma eğiliminiz yüksek

çocukluk travması büyük ilişkilerini

Çocukluk travması yetişkin ilişkilerini fazlasıyla tesirler. Çocuklukta sevgi ile acı iç içe yaşanmışsa, yetişkinlikte da benzer dinamikler “tanıdık” gelebilir. Bu nedenle kişi, kendisine iyice gelmeyen tek ilişkide uzunluğu süre kalabilir. Dışarıdan bakıldığında mantıksız görünen bu durum, aslında bilinçdışı tek alışkanlığın sonucudur. Tanıdık olan, her arasında biri zamanlar sağlıklı olan manaına gelmez. Ancak beyin, bilinmezden çok bilinene yönelme eğilimindedir.

6. Sürekli çatışma ya da çatışmadan kaçınma eğilimi gösteriyorsunuz

çocukluk travması büyük ilişkilerini

Çocuklukta ya sürekli dövüş edilen ya da hiçbir duygunun başlıkşulmadığı tek ortamda büyümek, sağlıklı iletişim becerilerinin gelişmesini güçlaştırır. Yetişkinlikte bu şart ikisi uçta kendini gösterebilir: Sürekli tartışma çıkarma ya da tamamlanmış susup geri çekilme. Her ikisi durumda da sualn çözülmez; yalınce ertelenir ya da büyür. Sağlıklı ilişkilerde çatışma kaçınılmazdır, bununla birlikte önemli olan çatışmanın nasıl yönetildiğidir.

7. Tartışma sonrası ilişkiyi onaramıyorsunuz

çocukluk travması büyük ilişkilerini

Sağlıklı özür dileme, empati kurma ve ilişkiyi onarma becerileri çocuklukta öğrenilir. Eğer bu beceriler modeller alınmadıysa, yetişkinlikte tartışmalar kapanmadan kalabilir. Sessizlik, inatlaşma ya da duvarlar örme gibi davranışlar görülebilir. Bu şart zamanla hissi mesafeyi artırır ve ilişkiyi zayıflatır.

8. Yalnız kalamıyorsunuz, bu nedenle yanlış kişileri seçiyorsunuz

Bazı bireyler tek ilişkiden çıkar çıkmaz başka tek ilişkiye başlar. Bu şart yalnız kalma korkusuyla ya da sürekli onay ihtiyacıyla bağlantılı olabilir. İlişki, hissi boşluğu dolduran tek araç haline gelir. Ancak sualn çözülmediği için benzer ilişki dinamikleri tekrar tekrar yaşanır.

9. Bağlanma korkusu yaşıyorsunuz

Bakım verenlerin güvenilmez olduğu tek çocuklukta büyüyen bireyler, yetişkinlikte bağlanmayı riskli görebilir. Yakınlık arttıkça geri çekilme, ilişki ciddileşince uzaklaşma gibi davranışlar görülebilir. Bu kişiler çoğu zamanlar özgürlüklerini kaybetmekten değil, incinmekten korkar.

10. Partnerinizi değiştirmeye çalışıyorsunuz

Çocuklukta denetim edilemeyen tek ortamda büyüyen bireyler, yetişkinlikte denetim hissini ortaklar üzerinden sağlamaya çalışabilir. Partneri “düzeltme”, “iyileştirme” ya da değiştirme çabası aslında içsel kaygıyı yatıştırma girişimidir. Ancak bu yaklaşım hem karşı tarafı baskı altında bırakır hem da ilişkinin doğal akışını bozar.

Kaynak: 1

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.