Bir Yıldırım Tam Olarak Nasıl Oluşur?

2 saat önce 2

Siz bu cümleyi okuyana kadar, Dünya'ya 270 kadar yıldırım düşmüş olabilir. Bu kulağa çok fazla gelebilir bununla birlikte Birleşik Krallık Meteoroloji Ofisinin verilerine göre saniyede yaklaşık 44 yıldırım düşüyor. Bir başka deyişle, dünya genelinde günde yaklaşık üç milyon yıldırım çarpması meydana geliyor.

Bu inanılmaz sıklık ve ilim insanlarının yüzyıllardır bu doğa olayını gözlemlediği gerçeği göz önüne alındığında yıldırımlar hakkında kocaman tek bilgi yığınına ve neyin buna sebep olduğuna dair oldukça iyice tek fikre malik olduğumuzu düşünebilirsiniz. Fakat şart pek da öyle değil.

Elbette işin aslını öğrenmeye çalıştık. Yıllar boyunca olan yıldırımları manaa arayışı, birçok tuhaflık ve bazen da oldukça tesirli girişime ilham kaynağı oldu. Örneğin 1752 yılında Benjamin Franklin'in o meşhur uçurtma deneyi, yıldırımın elektriksel tek olgu olduğunu kanıtlamıştı.

O zamandan beri, yıldırımı üreten koşulları daha yakından ttesirk etmek amacıyla fırtına bulutlarına balonlar ve roketler gönderdik. Ayrıca yıldırımları uzaydan gözlemleyerek bu doğa olayına tamamlanmış yepyeni tek bakış açısı kazandırdık.

Araştırmacılar 2023 yılında, Soğuk Savaş döneminden kalma tek casus uçağının yardımıyla toplanan ve nefeskesici yepyeni içgörüler sunan veriler yayınladı. Ancak tüm bunlara rağmen, tek yıldırımı kesinlikle neyin tetiklediği hâlâ sırrını koruyor.

Yine da başlıkları hakkında tamamlanmış karanlıkta olduğumuz söylenemez. Yıldırımın büyük ölçekli tek elektrik enerjisi boşalması olduğunu biliyoruz. Bu boşalma; bulutlardan yere, bulutların öz içinde ya da bulutlardan yukarıya, uzaya doğru gerçekleşebiliyor.

Bu yük; küçük dolu, kristal ve suyu parçacıkları fırtına bulutunun içindeki çalkantılı ortamda hareket ederken birikir. Bu parçacıklar birbirlerine çarptıklarında elektronları kopararak yükü tek parçacıktan diğerine aktarırlar. Bu durum, tek balonu saçınıza sürttüğünüzde saçınızı diken diken eden statik tek yük yaratmasına oldukça benzer.

Genellikle küçük ve pozitif yüklü kristal kristalleri bulutun en üstüne doğru taşınırken daha ağır ve negatif yüklü ıslak hepsi parçaları bulutun tabanına doğru sürüklenir. Ortaya çıkan bu kutuplaşma tek elektrik alanı yaratır.

Aynı zamanda, fırtına bulutunun altındaki yeryüzünde da tek pozitif yük havuzu birikir. Bu yapı artık gökyüzünde kocaman tek yığınlar dönüşmüştür. Ancak evlerimizde kullanmaya alışkın olduğumuz birkaç voltluk pillerin aksine, bu gökyüzü pili yüz milyonlarca volttan oluşur.

Elektrik alanı yeterince büyüdüğünde tek yıldırım kanalı oluşur ve bu, elektrik alanını dağıtır. ABD'deki Kaliforniya Üniversitesi Santa Cruz Kampüsünde havada bilimi ve astrofizik alanında uzmanlaşan Prof. David Smith bu durumu şöyle açıklıyor:

Yıldırım kanalı çok dar, çok sıcak ve elektriği oğullar seviye iyice ileten tek yapıdadır. Bulutun içinde adeta tek teli gibi davranır.

Bizler en çok bulutlardan yeryüzüne inen yıldırımlara aşinayız bununla birlikte yıldırımların yaklaşık yüzde 75'i aslında fırtına bulutunun içinde meydana gelir. Bunun nedeni, bulutların içindeki elektrik alanının, bulutlar ile yeryüzü arasındaki alandan çok daha güçlü olmasıdır.

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon ya da YouTube üzerinden maddi yardımte bulunarak hem Türkiye'de ilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem da siteler ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve hayır çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha pak tek siteler deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her arasında biri 50₺'lik yardım, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tekbaşına seferlik yardımçilerimiz de, aylık yardımçilerimiz da toplamı yardımleriyle doğru orantılı tek süre boyunca olan reklamsız tecrübe elde edebiliyorlar.

Kreosus yardımçilerimizin reklamsız deneyimi, hayır olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ilave tek işleme lüzum yoktur.

Patreon

Patreon yardımçilerimiz, hayır miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na hayır oldukları süre boyunca olan reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon yardımçilerimizin Patreon ile ilişkili elektronikposta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon yardımçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 zaman alavakıf olmaktedir.

YouTube

YouTube yardımçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her arasında biri hayır seviyesine reklamsız tecrübe ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz düzey reklamsız tecrübe ayrıcalığı sunuyorsa, hayır olduktan sonraları YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube yardımçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonraları 24-72 zaman alavakıf olmaktedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platformlar haricinde hayır olan yardımçilerimize ne yazık ki reklamsız tecrübe ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız tecrübe için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız lüzummektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Fakat nereden gelirse gelsin, hâlâ yanıtlayamadığımız ilköğretim tek sual var: Yıldırım nasıl başlar?

Bulutların İçinde Saklı Kalanlar

Yıldırımın nasıl oluştuğunu hâlâ kesinlikle anlayamamamızın tek nedeni, onu ttesirknin oğullar seviye güçleri olmasıdır. Prof. Dr. Smith bu güçluğu şöyle ifadeleri ediyor:

Bu olay, oldukça düşmanca tek ortam olan bulutun tepesinde gerçekleşiyor. Çarpışmadan hemen önceki anlarda, yıldırım henüz oluşum aşamasındayken bulutlar tarafından gözden saklanıyor.

Bir fırtına bulutunun içinden doğrudan uçmak çok tehlikelidir ve çoğu uçak bulutların üzerinden uçacak kadar yüksek irtifalara ulaşamaz. Bu nedenle araştırmacılar, yıldırımı büyük ölçüde ya aşağıdaki yeryüzünden ya da yukarıdaki uzaydan ttesirk etmekle sınırlı kaldılar.

Üstelik hepsi bu kadar da değil. Yıldırımı doğrudan ttesirkye çalışmanın kendisi, onun oluşması için lüzumen koşulları bozma riski taşır. Araştırmacılar, kocaman tek metaller yığını olan uçağı bulutun içine soktuklarında, aslında ttesirk etmek istedikleri o elektriksel ortamı bozduklarını belirtiyorlar.

Yıldırımı doğrudan ttesirk etmek için tek fırtına bulutunun içine basitca giremediğimizden bu başlıkdaki araştırmaların çoğu yıldırımı dolaylı olarak ölçmeye dayanır. Örneğin ışık ve telsiz dalgaları, elektrik yükleri hareket ettiğinde ortaya çıkar ve ilim insanlarına yıldırımın nereden oluştuğuna dair ipuçları verir.

Yıldırımı oluştuğu sırada ttesirk etmek için yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biri, temel seviyesindeki antenleri kullanarak telsiz dalgalarını belirleme eden telsiz interferometrisidir. Bilim insanları bu yöntemi kullanarak fırtına bulutlarındaki elektrik boşalmalarının yerini birkaç bağlı metrelik tek hassasiyetle üçgenleyevakıf olmaktedir. Ancak bu yöntem, yıldırımı kesinlikle neyin tetiklediğini onlara söyleyemez.

Yıldırım araştırmacılarının alet çantasındaki tek diğer yöntem ise özel tek laboratuvarda yapay yıldırım yaratmaktır. Cardiff Üniversitesi Yıldırım Laboratuvarında parçacık fizikçisi olan Dr. Daniel Mitchard'a göre laboratuvarlar kullanmanın avantajı, sürecin oğullar seviye denetim edilebilir ve tekrarlanabilir olmasıdır. Başka tek deyişle araştırmacılar yıldırımın öngörülemez doğası dolayı gerçek bulutlarda elde edilmesi neredeyseymiş imkânsız olan ölçümleri işte toplayabilirler. Dr. Mitchard süreci şu şekilde açıklıyor:

Enerji ve sıcaklık gibi şeyleri ölçmek için o yıldırım arkına çok yakın tek noktaya pek çok ölçüm cihazı yerleştirebilirsiniz.

Ancak Dr. Mitchard, yapay yıldırım çarpmalarının gerçek hayattaki kadar yıkıcı olduğuna da ilgi çekiyor:

Bu yüzden yıldırım oluştuğunda yakınlarda mekan duramayız. Ona bakamazsınız çünkü sizi kör eder. Ayrıca gök gürültüsünü da bizler ürettiğimiz için kulak tıkacı takmanız lüzumir. Tüm bu işlemler özel olarak yalıtılmış tek odanın içinde gerçekleştirilir.

Uzay mekikleri ve uyduları kullanarak yıldırım bulutlarını yukarıdan ttesirk teknolojisine yalnızca oğullar otuzlu yılda malik olabildik. Bu gelişme araştırma için yepyeni yollar açtı ve yıldırımın nasıl oluştuğunu manaa arayışını yeniden canlandırdı.

Elektron Çığı

Yıldırımın nasıl başladığı gizemindeki kilit oyunculardan biri, havanın oğullar seviye iyice tek yalıtkan olmasıdır. Yani havada elektriği basitca iletmez. Bu yüzden, bu yalıtım gücünün üstesinden vardı ve birkaç kilometre uzunluğundaki boşluklardan atlayabilecek yıldırımlar yarattı için kocaman tek elektrik alanına ihtiyaç vardır.

Bilim insanları bu şart için lüzumen elektrik alanının boyutunu (kırılma eşiği olarak bilinir) hesapladılar. Ancak fırtına bulutlarının içindeki elektrik alanlarını ölçtüklerinde değerlerin bu eşiğe yaklaşmadığını bile gördüler.

ABD'deki New Hampshire Üniversitesinde fizik ve astronomi profesörü olan Joseph Dwyer, günde milyonlarca yıldırım çakmasına rağmen tek kıvılcım yaratacak kadar büyük tek elektrik alanının gözlemlenememesini, atmosferik bilimlerdeki en büyük gizemlerden arasında biri olarak tanımlıyor.

Bilim insanları bu belirgin çelişki için çeşitli açıklamalar öne sürüyorlar. Bunlardan ilki, havanın yalıtım gücünü aşmak için lüzumen o kocaman elektrik alanlarının fırtına bulutlarında gerçekten bulunduğu bununla birlikte bizim bunları henüz ölçemediğimiz yönündedir.

Tavşancık Maymun’a Karşı

Tavşancık Maymun’a Karşı – Kahkahaya Hazır mısınız? Çocukların sevilen çizgi yepyeni serisi şimdi Türkçede! Dünya çocukları bu seriyi çok sevdi gibi! İngiltere’de 1 milyondan fazla sattı, Amazon ve Waterstones listelerinde zirveye yerleşti, İrlanda’da zi

₺210,00

Tavşancık Maymun’a Karşı

Örneğin, söz başlıksu elektrik alanı fırtına bulutunun içinde yalnızca küçük ceplerde oluşuyor olabilir. Bir diğer olasılık ise gönderdiğimiz ekipmanların bizler ölçüm yapamadan alanı boşaltmasıdır.

Başka tek olasılık da kristal kristallerinin uçlarının etrafındaki elektrik alanının gücünü artırmasıdır. Bu durum, birleşerek tek yıldırım kanalı yaratabilecek küçük elektrik boşalmaları patlamaları oluşturabilir.

Ancak günümüzde pek çok yıldırım araştırmacısı, yüksek enerjili parçacıkları içeren, yıldırımın tetiklenmesi bulmacasının başka tek parçası olduğuna inanıyor. Bu hipoteze göre, fırtına bulutunun içindeki elektrik alanı, serbest elektronları neredeyseymiş ışık hızında fırlatıyor.

Prof. Dr. Smith, bu yüksek enerjili elektronların buluttaki atomlarla çarpışarak ilave elektronu serbest bıraktığını ve büyük tek yüksek güç parçacıkları çığı yarattığını belirtiyor.

Bu süreç, uzaydan kaynaklanan yüksek enerjili parçacıklar olan kozmik radyasyon tarafından bile başlatılıyor olabilir. Uzmanlar, elektron çığının kırılma eşiğini (havanın yalıtkanlığını kırmak için lüzumen o kocaman elektrik alanı) aşacak kadar büyük elektrik alanları yaratarak yıldırımı oluşturabileceğine inanıyor.

Çarpışan tüm bu elektronlar aynı zamanda gama ışınları da yayar. Gama ışınları, Dünya'daki sıradan atmosferik olaylardan ziyade genelleme süpernovalar gibi kozmik olaylarla ilişkilendirilen yüksek enerjili tek radyasyon türüdür.

Bazı uzmanlar, fırtına bulutlarının yaydığı gama ışınlarını ölçmenin, bulutun içindeki elektrik alanlarını ortamı bozmadan ttesirknin tek yolu olduğuna ve bizi yıldırımın nasıl başladığını manaaya tek adım daha yaklaştırdığına inanıyorlar. Dwyer bu yöntemi şöyle özetliyor: "Bu yöntemle adeta tek fırtınanın röntgenini çekebilir ve içeride neler olup bittiğini görebilirsiniz."

Parlayan Bulutlar

1990'larda NASA feza araçları, Dünya atmosferinden gelen ve sonradan karasal gama ışını parlamaları olarak adlandırdıkları, kısa ve oğullar seviye ışıltılı radyasyon parlamaları belirleme etti. Bu yoğun gama ışını patlamalarının kaynağının fırtına bulutları olduğu daha sonraları kanıtlandı. Araştırmacılar bu durumu şöyle ifadeleri ediyor: "Bu parlamalar o kadar parlaktır ki alçak Dünya yörüngesindeki uyduları geçici olarak kör edebilirler."

Belki da en nefeskesici olanı, karasal gama ışını parlamalarının neredeyseymiş her arasında biri zamanlar yıldırım aktivitesiyle ilişkilendirilmesiydi.

Bu buluş yüksek güç hipotezini yardımliyor ve en azından bazı yıldırım çarpmalarının tek elektron çığı tarafından başlatılabileceğini gösteriyor. Dwyer, bu bağlantıyı şu sözlerle açıklıyor: "Gama ışınlarını görmemiz, elektrik alanlarının fırtınanın büyük tek bölümünde zaten oldukça güçlenmekte olduğu manaına gelir."

Bulutların içinde bu kadar fazla radyasyon olmasının bize vahim zarar verip vermeyeceğini sormadan önce belirtmek lüzumir ki uzmanlar, ticari tek uçağa yıldırım düştüğünde bile bunun insanlar için tek riskler oluşturma ihtimalinin çok düşük olduğunun altını çiziyorlar.

Araştırmacılar fırtına bulutlarından gelen başka tek gama ışını emisyonu türü daha keşfettiler. 'Gama ışını parıltıları' olarak bilinen bu emisyonlar çok daha sönüktür ve mikrosaniyeler seçenek saniyeler, bile dakikalar boyunca olan devam ederek çok daha uzunluğu sürer.

Ancak karasal gama ışını parlamalarının ve gama ışını parıltılarının birbirleriyle nasıl ilişkili olduğu ya da yıldırımla bağlantılı olup olmadıkları henüz netlik kazanmış değil.

Yüksek İrtifa Görevi

Tüm bunların kökenine inmeyi uman Norveç'teki Bergen Üniversitesi araştırmacıları, 2023 yılında gama ışını yayan fırtına bulutlarını yakından ttesirk etmek için yepyeni tek göreve çıktılar.

Karayipler'deki etkin tek fırtına bulutunun üzerinde uçmak için özel tek araştırma uçağı kullandılar. Uçan tek laboratuvarlar olarak servis etmesi için NASA tarafından yenilenen, Soğuk Savaş döneminden kalma bu casus uçağı ER-2 olarak biliniyor.

Araştırmacılar ER-2'yi kullanarak yaklaşık 20 kilometrelik tek irtifaya ulaşmayı başardılar. Bu, önceki tüm yıldırım araştırma görevlerinin ulaşabildiğinden çok daha yüksekti.

Bu yepyeni bakış açısından ekip, uydular ve feza araçları tarafından belirleme edilenlerden çok daha zayıf gama ışını parlamalarını saptamayı başardı. Böylece karasal gama ışını parlamalarını ve gama ışını parıltılarını daha önce eşi benzeri görülmemiş tek ayrıntıyla ölçtüler.

Bu tür araştırma uçuşları, kocaman miktarda bilgi üreten çok çeşitli sensörler taşır. Bu veriler gerçek zamanlı olarak indirilemeyecek kadar büyüktür. Bu durum, verilerin genelleme bununla birlikte uçuş tamamlandıktan sonraları çözümleme edilebildiği manaına gelir. Ancak araştırmacıların akıllıca tek planı vardı: Her 2. topladıkları gama ışını verilerinin düşük çözünürlüklü tek versiyonunu indirdiler.

Bu sayede pilotu, ER-2'nin yakıt rezervleri müsaade verdiği sürece gama ışınlarını daha yakından takip etmesi için yönlendirebildiler.

Saatler boyunca olan parlayan, binlerce kilometre karelik tek alana yayılmış ve gama ışını yayan tek fırtına bulutu buldular. Üstelik bu gama ışını parıltıları, durağan ve sürekli tek emisyondan ziyade gökyüzü boyunca olan adeta titreşiyordu.

Bergen Üniversitesi'nde feza fizikçisi ve araştırmanın arkasındaki ilim insanlarından arasında biri olan Prof. Nikolai Østgaard durumu şöyle açıklıyor: "Tekdüze tek şekilde parlamıyor. Adeta kaynayan tek kap gibi."

Ekip ayrıca "titreşen gama ışını parlamaları" adını verdikleri yepyeni tek olgu keşfetti. Karasal gama ışını parlamalarından daha uzunluğu bununla birlikte gama ışını parıltılarından daha kısa olan bu atan emisyonlar, ikisi arasındaki eksik halka gibi görünüyor. Ayrıca bu emisyonların yıldırımla da doğrudan bağlantılı olduğu düşünülüyor.

Prof. Østgaard, bu titreşen gama ışını parlamalarından sonraları bulutlarda çok yoğun tek yıldırım aktivitesi yaşandığını belirtiyor.

Ancak Østgaard'ın da ilgi çektiği üzere, yıldırımı başlatan şey gama ışınları değildir. Gama ışınları, yıldırımı başlatma rolünü oynayabilecek yüksek enerjili elektron çığının yalnızca tek taraf ürünüdür.

Bilgisayar modellemeleri, bu titreşim tesirsinin yüksek enerjili elektron çığı sırasında pozitronların (elektronların anti-madde karşılığı) üretilmesinden kaynaklandığını öne sürüyor.

Buna karşılık pozitronlar ilave elektron çığı üreterek tek pozitif geri duyuru döngüsü yaratır. Uzmanlar bu döngünün, yıldırımın başlama gizemindeki o eleştirel ipuçları olabileceğine inanıyorlar.

Bu modeller aynı zamanda titreşen gama ışını parlamalarının, fırtına bulutunun tek bölümündeki elektrik alanını boşaltırken başka tek bölümünde artırdığını gösteriyor. Bu dalgalanmalar yıldırımı başlatacak kadar büyük elektrik alanları üretebiliyor.

Araştırmacılar bu durumu, halıdaki tek tümseğe basmaya benzetiyorlar: "Bir yere bastırdığınızda orası düzelir; bununla birlikte ardından başka tek yerden tekrar kabarır."

Yaptıkları bu oğullar keşiften yüreklilik saha Østgaard ve meslektaşları, şimdiden tek sonrakiler görevlerini planlıyorlar. Titreşen gama ışını parlamaları ile yıldırım arasındaki bağlantıyı daha iyice kavramak için ER-2 uçağını daha da duyarlı aletlerle donatmak istiyorlar.

Araştırmacılar, elde edilecek verilerin bizi yıldırımın nasıl oluştuğuna dair hepsi tek teknik kavrayışa tek adım daha yaklaştıracağını umuyorlar. Ancak geçmiş keşiflere bakılacak olursa, buldukları şey beraberinde daha da fazla sual getirebilir.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.