Binaların sıvılaşan zeminleri ‘bor’ katkılı formül enjekte edilerek depreme karşı güçlendiriliyor

1 ay önce 14

BURSA Teknik Üniversitesi’nde (BTÜ) geliştirilen bor katkılı enjeksiyon malzemesi, birinci kez tek binanın zemininde uygulanmaya başlandı. Üst yapısı sağlam bununla birlikte temel sıvılaşması görülen bölgelerdeki binaları yıkmadan, temel iyileştirmesi yaparak depreme daha dayanıklı tek hale getirmeyi amaçladıklarını söyleyen BTÜ Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, “Açtığımız küçük deliklerden zemine verdiğimiz enjeksiyon malzemesinin hızlı şekilde katılaşıp zemine yayıldığını gözlemliyoruz. Bu sayede sıvılaşma görülen temel kayaya yakın tek formlar haline geliyor” dedi.

BTÜ’de yaklaşık 15 yıllık tek çalışmanın ardından geliştirilen bor katkılı enjeksiyon malzemesi, birinci kez tek binanın zemininde uygulanmaya başlandı. Daha önce Gemlik Kurşunlu Sahili’nde temel sıvılaşma oranı yüksek tek alanda denenerek benzerlerine göre çok daha tesirli olduğu belirleme edilen yöntem, zeminindeki sıvılaşmadan dolayı oturma meydana gelen ve oturmaya bağlı kılcal çatlaklar oluşan Gemlik’in Cihat Mahallesi’ndeki 6 katlı tek binanın zemininde uygulanıyor. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yöntemin, yurt dışındaki benzerlerine göre daha tesirn ve düşük maliyetli oluşu ilgi çekerken, yürütülen çalışmalar ile süreç hakkında malumat veren BTÜ Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, “Kimyasal enjeksiyon başlığı altında, yaklaşık 15 yıl önce başladığımız çalışmaların artık oğullar evresine gelmiş durumdayız. Kullandığımız yöntem, Japonya ve Amerika gibi ülkelerde temel sıvılaşmasının önlenmesinde yaygın olarak kullanılan tek teknik. Biz da bu tekniği ilköğretim alarak, dahili ve milli imkanlarla, bor da karışmış bulunmak üzere çeşitli bileşenler içeren yepyeni tek malzemeler geliştirdik” diye başlıkştu.

‘ZEMİN SIVILAŞMASINI ÖNLEMEDE DAHA ETKİLİ’

Bor madeni katkılı enjeksiyon malzemesinin geliştirilme aşamasının laboratuvarlar deneyleri ile başladığını ve işlemlerin uzunluğu sürdüğü söyleyen Prof. Avcı, “İlk numuneleri aldıktan sonraları çok sayıda deney yaptık. Numuneleri uzunluğu süre bekleterek zamanlar içindeki performanslarını ölçmeye çalıştık. Sonraki süreçte hem Türk hem da Amerika Birleşik Devletleri patent kurumuna başvuru da bulunduk ve patent tescilimizi aldık. Bu içerikda tasarımiz, TÜBİTAK 1001 Deprem Araştırmaları çağrısı içerikında yardımlendi. Bununla birlikteki toprak başvuru safhasına geçmiş bulunduk. İlk uygulamayı, fay hatlarının geçtiği ve riskli tek bölge olan Gemlik Kurşunlu Sahil Bölgesi’nde gerçekleştirdik. Burası, temel sıvılaşmasının yoğun olarak görüldüğü tek bölgeydi. Yaklaşık 6 aylık tek süre içinde toprak çalışmalarını tamamladık. Daha sonraları işte yaptığımız deney ve testlerle malzemenin tesirnliğini ölçmeye çalıştık. Bu süreçte diğer yöntemleri da karşılaştırmalı olarak denedik. Deneyler ve uygulamalar sonrasında bu yöntemin, diğer yöntemlere göre temel sıvılaşmasını önlemede daha tesirli olduğunu gördük” ifadelerini kullandı.

‘YERLİ, MİLLİ VE ÇEVRECİ BİR MALZEME’

Arazi deneylerinin tamamlanmasının ardından yapılarda başvuru safhasına geçildiğini belirten Prof. Dr. Eyübhan Avcı, şunları söyledi:

“Bu tekniğin önemli avantajları var. Çimento bazlı malzemelere kıyasla, karıştırdıktan sonraları malzemenin katılaşma süresi ayarlanabiliyor. Bu en büyük avantajlardan biri. Özellikle ülkemizde birçok bölgede mekan altı suyu seviyesi yüzeye yakın. Bu gibi yerlerde çimento bazlı özel malzemelerde, mekan altı suyu akış halindeyse seyrelme ve dayanım kaybı söz başlıksu olabiliyor. Bizim malzememiz ise hızlı yerleştiği için katılaşma süresini 5-10 an gibi kısa aralıklara ayarlayabiliyoruz. Enjeksiyon sırasında malzemeler kısa sürede katılaşıyor ve zemini yeterlilik derecede katı tek forma getirerek dayanımını artırıyor, böylece sıvılaşma potansiyelini ortadan kaldırıyor. Bu da çok büyük tek üstünlük sağlıyor. Ekonomik yönü da önemli. Uygulama çok yüksek maliyetli değil çünkü malzemeyi tamamlanmış dahili ve milli imkanlarla üretiyoruz. Ayrıca çevreci tek malzeme. Madenlerden elde ettiğimiz ürünü tekrar zemine enjekte ediyoruz ve olası tek şekilde mekan altı suyuna karışması durumunda da hiç tek kanserojen tesirsi bulunmuyor.”

‘ZEMİN KAYAYA YAKIN BİR FORM HALİNE GELİYOR’

Gemlik Belediyesi’nin talebi üzerine 6 katlı binanın zemininde çalışmaya başladıklarını ifadeleri eden Prof. Dr. Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Talep üzerine yapı zemininde ttesirklerde bulunduk. Tüp deneyler yapıldı ve inklinometre kuyularıyla hiç tek noktada hareket olup olmadığı belirleme edilmeye çalışıldı. Bu çalışmaların sonucunda başvuru aşamasına geçtik. Şu anda binanın içinden küçük delikler açıyoruz. Donatı tarama cihazıyla, sağlam donatılara zarar vermeyecek şekilde yaklaşık 3 ya da 4 santimetrelik delikler açarak uygulamamızı yapabiliyoruz. Bu uygulamayı 20 metrik derinliklere kadar rahatlıkla gerçekleştirebiliyoruz. Zaten temel sıvılaşmasının görüldüğü aralıklar da bu derinliklerde. Aşağıdan yukarıya doğru enjeksiyonlama işlemi yaparak, binanın oturduğu zemini neredeyseymiş katı tek formlar haline, diğer kayaya yakın tek formlar haline getiriyoruz.”

Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Bursa haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak acente kanallarından geldiği şekliyle mekan edinmektadır. Bursa Haberleri alanında mekan saha haberlerin hepsinin hukuki muyanlışbı haberi geçen ajanslardır.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.