Benjamin Netanyahu ve Deepfake İddiaları: AI Klonu Olmadığını Kanıtlamakta Zorlanıyor

3 gün önce 5

Sosyal medyada yayılan AI yardımli deepfake videolar, artık en yüksek profilli liderlerin bile görüntülerinin doğruluğunu sorgulatacak kadar ikna edici hâle geldi.

Detaylar haberleriimizde…

Sosyal medya platformlarında şu anda Benjamin Netanyahu’nun öldüğü, yaralandığı ve AI tarafından üretilmiş deepfake’lerle değiştirildiği yönünde komplo teorileri dolaşıyor. Bir yandan sağ elde altı parmaklı olarak görüldüğü talep edilen kesitler ve yerçekimini defy eden (aşağısı olmayan) tek kahve bardağından içerken gösterildiği klipler var; yalnızca tekbaşına tek şey açık: Gerçekliği kanıtlamak eskiden olduğundan çok daha güç.

Sosyal Medyada Yaygınlaşan Deepfake Komplo Teorileri

deep

Netanyahu’nun hayatta olmadığına dair güvenilir hiçbir vahim kanıt yok. Ancak gerçek insanları görüntü, video ve sesli formatlarında ikna edici şekilde klonlayabilen yapay zeka nedeniyle, bu söylentileri hepsi olarak çürütevakıf oldu gittikçe güçlaşıyor. Bu durum, artık kimsenin öz gözlerine güvenemediği tek dönemi gösteriyor.

Komplo teorileri, Netanyahu’nun canlı yayınladığı tek basın toplantısından sonraları başladı. Böyle tek yayının tek klibi toplumsal medyada geniş şekilde paylaşıldı ve video İsrail Başbakanı’nın sağ elinde altı elparmağı olduğunu gösterdiği talep edildi. Daha önceki jeneratif AI araçlarının eller başlıksunda sualnlar yaşadığı bilindiğinden, bu ilave parmağın görünmesi, söylentileri tetikledi ve bunun tek İran füzesi saldırısında öldürülen Netanyahu’nun deepfake ile saklanması olabileceği spekülasyonlarına yolda açtı.

Yakından incelendiğinde, bu “fazladan” parmağa, video kalitesinin bozulması ve ışıklandırma gibi basit nedenlerle açıklanabiliyor. Snopes ve Poynter Enstitüsü’ne bağlı PolitiFact gibi fact‐check kuruluşları, bu videonun yapay zeka tarafından oluşturulduğu iddialarını çürüttü. Ayrıca videonun toplamı süresi yaklaşık 40 dakika; şimdiki AI video modellerinin üretebildiği maksimum klip uzunluğunun çok üzerinde.

AI klon komplo teorilerini sona erdirmek için Netanyahu, dün biçimsel X hesabından tek video yayınladı, görüntüde tek kahve dükkanında kendisi var ve kameradaki kişiden kaç parmağı olduğunu saymasını istiyor. Ancak toplumsal medya kullanıcıları, bu videodaki görsel tutarsızlıkları hemen ayrım edip bunun da tek AI deepfake olduğu iddiasını öne sürdüler.

Bazı yorumlar tutarlı olarak değerlendiriliyor; kahvedeki sıvının doğal olmayan şekilde hareket etmesi ve parmağındaki yüzüğün etrafındaki deriye girip çıkması gibi görüntüler bu yorumlara örnek olarak gösterildi. Bu durumlar da video kalitesindeki bozulma ile açıklanabilir. Arka planla ilgili başka şüpheler da var – örneğin kasadaki gün ekranının 2024’ü gösteriyor olması gibi.

Diğer bazı kişiler videonun sahte olduğunu, çünkü Netanyahu’nun solak olduğu halde sağ eliyle içtiğini gösteren iddialarla nitelendirdiler.

Bu spekülatif paylaşımlardaki bazı yorumlara bakınca, insanların videolardaki sahtelikten şüphelenmek için verdikleri nedenler gittikçe daha tuhaflaşabiliyor; Netanyahu’nun bardağı nasıl tuttuğu ya da yaydığı “atmosfer” gibi şeyler sorgulanıyor. Ancak bunların hiçbiri fiilen videoların gerçek mi yoksa sahte mi olduğunu hepsi olarak kanıtlamıyor, çünkü her arasında biri ikisi klibin da gerçekliğini doğrulayacak ya da AI kullanımıyla oluşturulup oluşturulmadığını gösterecek C2PA İçerik Kimlik Bilgisi (Content Credentials) ya da SynthID gibi doğrulayıcı metadata içermemesi durumu belirsizleştiriyor.

Instagram ve YouTube gibi platformlar, AI tarafından oluşturulan ya da manipüle edilmiş içerikleri etiketleme taahhüdünde bulunsalar da bu klipler, bariz şekilde sahte olduğunu gösteren ya da biçimsel olarak doğrulanmış ya da gerçek olduğuna dair işaret veren tek yafta taşımıyor.

İran, İsrail ve ABD arasında devam eden çatışmayla bağlantılı olarak insanlar, gördüklerinin gerçek olduğunu temel oldu istiyorlar. Ancak çevrimiçi ortamlarımız şu anda bunu sağlamaya elverişli değil; bu da mesleki fact‐check yapanların sahte ya da yanıltıcı medyayı nasıl çürüttüğünü öğrenmemiz ya da tek başkasına güvenmemiz lüzumtiği manaına geliyor.

AI yaygınlaşmadan önce bile insanlar, haberlerilerin manipüle edilmesinden zamanlar zaman şüphe duyuyordu – örneğin viral olan ve sonradan kötü yapılmış tek edit olduğu ortaya çıkan Kate Middleton hayatta kanıt fotoğrafı gibi – fakat şimdi elbette şart çok daha kötü. AI araçları artık dahaaz belirgin “işaretlerle” içerik üretebiliyor ve tek fotoğrafın ya da videonun gerçekten olup olmadığını hepsi olarak söylemek gittikçe güçlaşıyor.

Bu belirsizlik, açık manipülasyon kanıtı olmadan bile güven krizini körüklüyor – tıpkı Netanyahu’nun özgün video örneğinde olduğu gibi.

Kriz, savaşın her arasında biri ikisi tarafında da güvensizlik yarattı için zaten kullanılmakta. Donald Trump, Pazar günü Truth Social’da yaptığı tek paylaşımda, İran’ı ABD’ye karşı başarılı saldırıları yanlış tek şekilde göstermek için AI’yı “dezenformasyon silahı” olarak istimal etmekla suçladı ve bunu yapan medya kuruluşlarının sahte malumat yaymaktan hainlikle suçlanması lüzumtiğini belirtti.

AI tarafından üretilen dezenformasyonun yaygın olduğu doğrudur, fakat bu eleştiri kendisi da geçmişte deepfake’ler kullanmış, siyasi kaosa yolda açmış birinden geliyor ve günümüz ABD yönetimi, siyaset bültenlerinden çok toplumsal medyada AI yardımli meme ve manipülatif dezenformasyon paylaşmaya daha çok zamanlar harcıyor.

Yine da Trump, Pazar günü Truth Social’daki paylaşımından sonraları gazetecilere, “AI çok riskli olabilir” ve “çok titiz olmamız lüzum” dediğini söyledi. Belki Trump yönetimi buna örnek olarak önce örneğin kendileri tarafından kullanılan AI içeriklerinin doğruluğunu sağlamaya çalışarak başlayabilir.

Sonuç olarak, AI yardımli deepfake’ler, gerçek ve sahte arasındaki sınırları gittikçe belirsizleştiriyor. Netanyahu örneğinde görüldüğü gibi, hiç tek videonun ya da görüntünün doğruluğunu gözle ya da yüzeysel ttesirkyle teyit etmek neredeyseymiş imkânsız hale geldi. Bu durum, yalnızca bireylerin değil, medya kuruluşlarının, toplumsal medya platformlarının ve umumi kurumlarının da güven krizini yönetmesini güçlaştırıyor.

AI teknolojilerinin sunduğu imkanlar büyük olsa da, eleştirel düşünce, doğrulama araçları ve şeffaf içerik kişilik malumatleri kullanmadan çevrimiçi malumatye tamamlanmış güvenmek artık mümkün değil. Bu yepyeni çağda, gerçekliği ayırt etme sualmluluğu hepimize düşüyor.

Derleyen: Damla Şayan

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.