
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TRT Haber Özel Yayını'nda sualları yanıtladı. İşe Bakan Çiftçi'nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
"Milli Takımımıza teşekkür ediyorum"
Öncelikle dünkü muvaffakiyetsından dolayı, bize böylece tek milli kibir yaşattıklarından dolayı Milli Takımımıza teşekkür ediyorum. 24 yıllar sonraları inşallah tekrar dünyası kupalarında yeniden mücadeleler edebileceğiz.
Terörsüz Türkiye hedefi
Bu girizgâhtan sonraları terörsüz Türkiye ile ilgili başlıkdan devam edelim. Terörsüz Türkiye hedefi; Muhterem Cumhurbaşkanımızın kuvvetlü liderliği ve dirayetiyle, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli'nin da kuvvetlü desteğiyle biçimlenen tek Cumhur İttifakı iradesidir. Zaman içerisinde bu irade, ulusimizin beklentileriyle da örtüşmüş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde da tek karşılık bulmuş ve nihayetinde TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da bu başlıkda Sayın Meclis Başkanımızın başkanlığında hoş tek çalışmalar yürütmüşçeşit. Bu iradesi nihayetinde devletimizin tek politikası haline dönüşmüşçeşit; artık bugünden tek devletleri politikası haline geliyor.
Bu aşamate işin meclis boyutu vardı, meclis boyutunu Meclis Başkanımız ve heyet yürüttüler. Yürütme kısmında Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında; Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız, MİT Başkanımız hoş tek aşama yürüttüler, hoş muvaffakiyetlı çalışmalara imza attılar. Biz da İçişleri Bakanlığı olarak bu çalışmalara kuvvetlü tek biçimde hayır veriyoruz.
Ben bugüne kadar yürütülen muvaffakiyetlı çalışmalardan dolayı hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’mize hem Sayın Cumhurbaşkanımıza hem da bakanlıklarımıza, MİT Başkanımıza bu noktada teşekkür ediyorum; gerçekten mi ehemmiyetli tek aşama yürütüyorlar.
İlginizi Çekebilir"Sürecin akamete uğramaması lazım, muvaffakiyetsız olmaması lazım"
Biz da İçişleri Bakanlığı olarak bu süreci yardımliyoruz, bununla ilgili bizler da çalışmalar yürütüyoruz. En azından öz sınırlarımız içerisinde, milli sınırlarımız içerisinde da sürecin sabote edilmemesi, akamete uğramaması noktasında yine terörle ilgili çalışmalara, operasyonlarımıza devam ediyoruz.
Çünkü sürecin akamete uğramaması lazım, muvaffakiyetsız olmaması lazım. Bu sefer bunu sonuca ulaştırmamız lüzumiyor. Bu noktada da devletmiz hakikaten yıllardır terörle mücadeleler başlıksunda muvaffakiyetlı çalışmalar yürütmüş, bu başlıkda muvaffakiyetsını da ispatlamış tek devlet. Örnek verecek olursak; mesela PKK terörü örgütüyle 40 yıldır tek mücadeleler yürüttük. Zaten terörsüz Türkiye, terörsüz bölgeler sürecinin en ehemmiyetli adımlarından arasında biri da PKK ile ilgili süreci ikmal etmek, örgütü tasfiye etmek, bu beladan bu prangadan devletmizi kurtarmak.
"PKK ile mücadeleler başlıksunda 390 operasyonumuz oldu"
Bu mücadeleler yürütülürken devletmiz terörle mücadeleler başlıksunda muvaffakiyetlı işlere imza attı, bugünden iyice tek noktadayız. Yalnız yalınce PKK ile mücadelede değil; benzer zamanda FETÖ ile mücadelede, dinî istismar eden gruplarla, mesela DEAŞ'ı bunların içerisinde sayabiliriz, mücadeleler bunun tek parçası. Yine sol marjinal gruplar da terörle mücadelenin içerikındaydı. Dolayısıyla hem PKK'yla mücadelede, FETÖ ile mücadelede, DEAŞ'la mücadelede devletmiz kıymet mücadelede da kıymetli tek tecrübeye sahip. İnşallah bu tecrübeyle beraber bu süreci hoş tek biçimde yönetip bunu da muvaffakiyetya ulaştırmak istiyoruz.
Mesela misal verecek olursak yalınce bu yıllar için söylüyorum. Yılbaşından bugüne kadar PKK ile mücadeleler başlıksunda bizim İçişleri Bakanlığı olarak 390 tane operasyonumuz oldu.
"433 binlerce vatandaşımız Nevruz kutlamalarına katılmış"
Mesela yine bu geçtiğimiz günlerde Nevruz kutlamaları oldu biliyorsunuz. Usuletle suhuletle tek dehemmiyet geçirdik. Kutlamalar gerçekleşti. Süreci sabote etmek isteyenler oldu. Onlara yönelik olarak birtakım operasyonlarımız da oldu. Hamdolsun aşama yine muvaffakiyetlı tek biçimde sona erdi. Nevruz kutlamaları da sualnsuz tek biçimde tamamlandı. Mesela bu dehemmiyetde 433 binlerce vatandaşımız Nevruz kutlamalarına katılmış. Bu seneki Nevruz kutlamalarından bahsediyorum. İçlerinden yalınce 277 şahıs gözaltına alınmış oldu.
Bu seneki PKK ile mücadeleler başlıksunda 390 tane operasyonumuz olduğundan bahsetmiştim. Mesela DEAŞ ile mücadeleler başlıksunda 597 operasyonumuz oldu. Biz buarada boş durmadık. Yine operasyonlarımız devam etti. FETÖ ile mücadeleler başlıksunda 697 mücadelemiz oldu. Sol marjinal gruplarla da 211 tane operasyonumuz oldu. Yani hem siyasi yönü devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Bakanlıklarımız yürütüyor. İçişleri Bakanlığı da bunun dahili asayiş boyutunda bu çalışmaları devam ediyor. Sürecin akamete uğramaması için çalışmalarını devam ettiriyor.
"Sokak çeteleri ile tesirn tek biçimde mücadeleler edeceğiz"
Şimdi bir vazifee başlayalı tahminen 1,5 aylık oldu. 1,5 aydır İçişleri Bakanlığı vazifeini yürütüyorum. Göreve başladığımız dehemmiyetlerde 2026 yılını sokaklar çeteleri ile mücadeleler yılı ilan etmiştik. Bununla beraber başladık. Sadece sokaklar çeteleri ile değil, benzer zamanda uyuşturucuyla mücadeleler yılı da. Yani benden evvel da zaten bu çalışmalar vardı. Bu mücadeleler devam ediyordu. Biraz daha çalışmalara şiddetle kazandıracağız. Daha da sahayı baskılamaya devam edeceğiz, operasyonlarımızı arttıracağız. Biz istiyoruz ki diğer sokaklarımızda hiç tek biçimde sokaklar çeteleri istedikleri gibi atgiller oynatamasınlar.
Yani bu başlıkda insanımızı huzursuz etmesinler. Sosyal medyaya çıkıp böylece eleman devşiriyorlar, ilan veriyorlar, insanımızı tedirgin ediyorlar. Bu noktada bizler 2026 yılında sokaklar çeteleri ile tesirn tek biçimde mücadeleler edeceğiz. Yani bunu illaki ilerleyen dehemmiyetlerde insanımız da görecek. Mesela geçtiğimiz hafta itibariyle 81 ilimizde toplamda 350 kişinin gözaltına alındığı muazzam tek ameliyat gerçekleştirdik. Kaçakçılık Ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız bunu yaptı. Bundan sonraları da bu çeşit tesirnliklerimiz devam edecek. Operasyonlarımız devam edecek. Sokak çetelerine, uyuşturucu baronlarına ya da bunun ticaretini yapan kişilere sahada, alanda mekan bırakmayacağız. Mesela bu sene yine yılbaşından bugüne kadar bu 3 aylık dehemmiyet içerisinde sokaklar çetelerine yönelik olarak toplamda 215 sokaklar çetesine 581 ameliyat gerçekleştirdik.
Tabii önümüzdeki dehemmiyetde da bunların maliye kaynaklarına, lojistik ağlarına, silahlı yapılanmalarına ve toplumsal medya uzantılarına mukabil da mücadeleyi daha da büyüterek devam edeceğiz. Gayemiz işte vatandaşımızın huzurunu, güvenliğini sağlamak. Biz İçişleri Bakanlığıyız. Vatandaşımızın huzurundan, güvenliğinden, birinci seviye can ve mal güvenliğinden bizler sualmluyuz. Dolayısıyla sokakta suçtan dolayı kuvvet devşiren her arasında biri çeşit çete, yapı, şekillenme her arasında biri neyse karşılarında İçişleri Bakanlığımızı, devletimizin hükümlı gücünü bulacak, bulmaya devam edecek.
"Organize suçlarla da tesirn biçimde mücadeleler etmemiz lüzumiyor"
Uyuşturucuyla mücadeleler ederken benzer zamanda kaçakçılık ve organize eden suçlarla da mücadeleler ediyoruz. Zaten onlar da tek organize eden yapı. Uyuşturucuyla mücadeleler dediğimiz zamanlar bu yalınce bizim açımızdan asayiş meselesi değil. Yani bunu basite indirgememiz olası değil. Uyuşturucu epey suçu besleyen esas tek damar, esas tek oluşum. Mesela terörü örgütleri finansmanlarını buradan sağlıyorlar. Buradan elde ettikleri finansmanla büyüyorlar. Yani insanımızın, çocuklarımızın geleceğini, hayallerini hükümtıyorlar. Kendileri hasılat temin ederken ailelerimizi felakete sürüklüyorlar. Dolayısıyla bunların mali ağlarını da kesevakıf oldu için organize eden suçlarla da tesirn tek biçimde mücadeleler etmemiz lüzumiyor.
"Uyuşturucu tacirlerine mukabil 13 binlerce 115 operasyonumuz oldu"
Bu sene 2026 yılında 1 Ocak tarihinden 30 Mart tarihine kadar da uyuşturucu tacirlerine karşı, uyuşturucu baronlarına mukabil bizim 13 binlerce 115 tane operasyonumuz oldu toplamda. Yani bu mücadeleyi da tesirn tek biçimde yürütüyoruz. Sadece bunu yurt içindeki da yürütmüyoruz. Yani uyuşturucuyla mücadeleler yalınce bizim yurt içindeki yürüttüğümüz tek mücadeleler değil. Yurt dışında da bunun mücadelesini yürütüyoruz. Mesela misal vermemiz lüzumirse, uyuşturucuyla bağlantısı olan ama yurt dışına kaçmış olan, yurt dışında al bültenle aramış olduğunuz kişileri da yurt dışında yakalayıp onları da adalete teslim ediyoruz. Yani yurt içinde, yurt dışında nereye giderse gitsin, bununla mücadelemiz dünyanın neresine kaçarsa kaçsın sonuna kadar devam edecek.
Bu biçimde 23 kişinin iadesini sağlamış olduk. Yani yurt dışına kaçıp da yurt dışında saklananlardan 23 kişinin al bültenle aranan kişiyi adalete teslim etmiş olduk. Onun için bu bizim al çizgimiz. Hem kaçakçılık ve organize eden suçlarla mücadeleler hem da uyuşturucuyla mücadeleler beka meselemiz olarak görüyoruz. Bununla mücadeleyi da sonuna kadar devam ettirmeyi planlıyoruz, düşünüyoruz. Kararlıyız bu başlıkda.
İrili ufaklı diğer bu hap şeklinde sentetik ecza satanlar da olabilir ya da muazzam oranda yakaladığımız, ele geçirdiğimiz uyuşturucu maddeler da var. Ama bizler bunun büyüğünü ya da küçüğünü ayırt etmiyoruz. Hepsi topluma mukabil yöneltilmiş tek tehdittir. Dolayısıyla bunun da tamamlanmış kurutulması lüzumiyor. Küçük, muazzam ne kadar olursa olsun. O bizim için ehemmiyetli değil.
Ben Çorum Valiliğim dehemmiyetinde haftanın tek günü çarşamba günleri insanlar günleri gerçekleştiriyordum. Bir defasında tek annemiz geldi görüşmek için. Oğlu uyuşturucu müptelası olmuş. Yani çeşitlilik çarpıcı tek misal olduğu için işte dile getirmek istiyorum. Yani çocuğunun, oğlunun uyuşturucu bulamadığı zamanlarda, işte para bulamadığı zamanlarda kendisine yaptığı muameleyi gösterdi bana. Böyle kolunu sıyırdığında bir kolunun mosmor olduğunu gördüm. Yani demek ki tek evlat annesini bunu yapabiliyorsa diğer geldiğimiz noktayı düşünün. Yani tek evladın annesine yapamayacağı muamelesi yok demek ki. Onun için bu bizim açımızdan ehemmiyetli tek sualn, ehemmiyetli tek sualn kaynağı. Biz da bununla mücadelede oğullar seviye hükümlıyız.
"Hedefimiz trafiği kazalarına bağlı can kayıplarını oran 50 eksiltmek"
Şimdi 2021 yılında Cumhurbaşkanımızın çıkardığı, imzaladığı tek genelge ile tek stratejiler belgesi hazırlandı. Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi adı altında. Bu stratejiler belgesine göre bizim hedefimiz 2030 yılına kadar trafiği kazalarına bağlı can kayıplarını ve vahim yaralanmaları oran 50 oranında eksiltmek. 2030 yılına kadar hedefleri bu. 2050 yılına kadar da sıfıra indirmek, sıfır can kaybı. Yani dolayısıyla bizim hedefimiz trafikteki hem ölümlü yaralanmalı maddi hasarlı trafiği kazalarını 2030 yılına kadar yarı yarıya eksiltmek, 2050 yılında da bunu tamamlanmış sıfırlamak. Bu ulaşılamaz tek hedefleri değil. Bununla ilgili bizler hedeflerimize ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.
Tabii şuanda şöyle da tek gerçeği var. 2019 yılını baz alacak olursak o yıllardaki taşıt sayısıyla bugünden taşıt sayısı da arttı. Yani bunların içerisinde motorlu taşıtlardan bahsediyorum. 2019’da toplamı taşıt sayımız 23,4 milyondu. Bugün 34,5 milyona yükseldi. Bunların içerisinde mesela motosikletler var. Onların da sayısı neredeyseymiş 7,2 milyona ulaştı. Yani muazzam tek yekün teşkil ediyor.
"Önceliğimiz insanlara trafiği cezası sunmak, onların canını yaktı değil"
Şimdi bizim oğullar günlerde yapmış olduğumuz, diğer bu yine trafiği kazalarını azaltmaya yönelik olarak 27 Şubat tarihinde kanunlaşan tek regülasyon var, biliyorsunuz. Bu toplumda çok hususlarda karşılık buldu. İnsanımız bunun haklı olduğunu, doğrusu olduğunu dile getirdi ama çok noktalarda da tartışmalara sebebiyet verdi. Mesela insanımız al ışıkta geçenlere, işte vasıtatan inip da yolda kesenlere ya da işte yolda halay çekenlere, drift atanlara, kesecik telefonuyla vasıtata başlıkşanlara yönelik olarak verilen cezaları oğullar seviye haklı buluyor. Yani onlarda hiç tek münazara yok.
Ama bu plaka başlıksunda ve vasıta içerisindeki sesli ve imge sistemleriyle ilgili toplumda yakınzaman insanımızın dahaaz tepkileri var. Buradaki hedefleri şu. Yani bu Karayolları Güvenlik Strateji Belgesine göre hem ölümlü yaralanmalı trafiği kazalarını azaltavakıf olmak. Yani bizim maksadımız bu. Yani trafiği cezalarından dolayı da insanımızın canını yaktı istemiyoruz. Yani bizim önceliğimiz zaten insanlara trafiği cezası sunmak, onların canını yaktı değil.
"Ölümlü trafiği kazaları oran 40 oranında düştü"
Yani toplumda kaidelara uyan insanlar olduğu gibi, uymayan insanlar da var. Mesela oğullar Ramazan Bayramı dehemmiyetinde aldığımız trafiği tedbirlerine sürücülerin oran 87,5’i uymuş. Sadece oran 12,5’ine trafiği cezası uygulamışız. Ben trafiği kaidelarına muazzam tek ekseriyetle uyan insanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Yani bizim amacımız da bu zaten. Kurallara uyulmasını sağlamak, bundan dolayı da trafiği kazalarını eksiltmek. Biz da zaten istiyoruz ki kaidelara uyulsun, bizler da insanlara yaptırım yazmayalım. İnsanımızın, vatandaşımızın canını yakmayalım istiyoruz. Ama herkeste tabii benzer hassasiyet olmuyor. Bunu da teslimetti lüzumir.
Mesela bu 4 hergün Ramazan Bayramı tatilinde en oğullar 4 hergün tatiller 2023 yılındaydı. Geçen sene 9 hergün tek tatiller vardı. Mesela ölümlü trafiği kazaları oran 40 oranında düştü. Güzel tek şeyler değil mi? Yani bizler yıllara göre bayram tatillerinde hergün vasat can kayıplarını da takip ediyoruz. Onları da gözlemliyoruz. Bu Ramazan Bayramı'nda hergün vasat can kaybı 7,75’ti. Bunu ehemmiyetsiyoruz. Yani bizim da zaten hedefimiz bunları daha da küçüklük rakamlara düşürmek.
Bir can kaybı demek, yarım kalan tek yaşam demek. Yani tek ailenin, işte çocuğu ölüyorsa, annesi babası ölüyorsa yaşam boyu artık onun travmasını üzerinden atamıyor. Onun için bizler trafikteki tek can kaybını bile ehemmiyetsiyoruz. Yani ne şekilde ki uyuşturucuyla mücadeleler başlıksunda da verdiğimiz her arasında biri tek kaybı ne şekilde ehemmiyetsiyorsak, bundan dolayı cemiyet olarak acı çekiyorsak, trafikteki kayıplarımız da bizi o biçimde acıtıyor, yüreğimizi yaralıyor. Biz ne uyuşturucuda ne da trafiği kazalarında, insanımızı hem uyuşturucuya hem da trafiği kazalarına kurbanlar sunmak istemiyoruz.
Yani bizim hedefimiz insanların can ve mal güvenliğini muhafaza etmek. Çünkü bizim İçişleri Bakanlığı olarak vazifeimiz bu. Yani bu kaideların da getiriliş amacı işte bunların önüne geçmek. Bunu sağlamak.
APP plakalara tanınan süresi sona erdi
Şimdi ekranlarda tek norm plakayı görüyoruz. Mesela Şoförler Odası tarafından basılan norm tek plaka bu biçimde. Burada norm tek plakada olması lüzumenler da ekranda gözüküyor. Mesela mühür olması lüzumiyor, dalgalı şeritleri olması lüzumiyor, yansıtıcı zemin, reflektör diyoruz, onun olması lüzumiyor. 2024 yılındaki değişikliklerden sonraları TR hologramı, karekod ve sancak hologramı gibi tek plakada bulunması lüzumen özellikler var. Bu norm ve kaidelara elverişli tek plaka. Biliyorsunuz plaka basma ytesirsi da Şoförler Odasına verilmiş.
Şimdi çok plakalarda bu norm plakanın dışına çıkılıyor. Mesela tek görselde görüyorsunuz, Şoförler Odası kendisi tek ilan asmış. Orada “Özel kalıplı plaka basımı vardır” diyor. Siz Şoförler Odasına gidiyorsunuz plaka bastırmaya, size ikisi tane yeğleme sunuluyor. Birisi norm plaka, arasında biri da bunun dışına çıkılmış olup da dahaaz daha kalınlığı harflerle ya da sayılarla yazılmış tek plaka. Bu da Şoförler Odası tarafından basılıyor. Bu sonuncu plaka çeşitü de. Bir Şoförler Odası tarafından basılan tek üçüncüsü plaka daha var. Onu ekranda gösteremiyoruz.
Biz İçişleri Bakanlığı olarak Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı olarak Şoförler Odası tarafından basılan norm ya da norm dışı plakaları giriş ediyoruz. Niye? Çünkü yurttaş Şoförler Odasına gitmiş, plaka eldeetti için kendisine ikisi tane tercih sunulmuş, o da onlardan birini yeğleme etmiş. Bu plakanın bağlı bütünü asayiş unsurları, mühür mekan alıyor. Vatandaş da tercihine göre arasında biri daha ucuz, diğeri dahaaz daha diğerine göre fiyatı yüksek, yeğleme etmiş. Biz bundan dolayı insanların, şoförlerin ya da işte vasıta sahiplerinin cezalandırılmasını dürüst bulmuyoruz. Şoförler Odası kendisine bu biçimde tek imkan, yeğleme imkanı verdiğinden dolayı.
"Bu plakalar terörü eylemlerinde kullanılabiliyor"
Asıl işte sualn olan plaka şu, sayılar mesela farklı, yönetmelikte bu biçimde madde edilmemiş ve şu plakada gördüğünüz gibi hiç tek mühür da yok. Bunu mesela siz hiç tek tabelacıda, ilan firmasında ya da internetten emir sunmak suretiyle da bastırabiliyorsunuz. Bunda hiç mühür yok, karekod yok, asayiş işaretleri yok, yazısı karakterleri arasında hiç tek açıklık yok. Bunun sakıncası ne? Bunun sakıncası şu; bu plakalar terörü eylemlerinde kullanılabiliyor, uyuşturucu naklinde kullanılabiliyor, düzensiz muhacir hadiselerinde, kaçakçılığında kullanılabiliyor. Çünkü bu plakaları EDS’ler ya da PTS’ler, plaka tanıma sistemleri okuyamıyor, tanımlayamıyor. Dolayısıyla bunların da suçta kullanıldığı belirleme edildiği için kanun koyucu bunları belli tek yaptırıma, müeyyideye bağlamış. Bunun cezası 140 binlerce lira.
"Bu gerçeği tek plaka değil"
Biz kanun yürürlüğe girdi, 27 Şubat tarihinde. Bununla ilgili vatandaşımız mağdur olmasın diye nedeniyle tek anda Şoförler Odasına, noterlere, trafiği şubelerine akın ettiler, mağdur olmasın diye 1 Nisan’a kadar süresi vermiştik. Dediğim gibi diğer plakalarda hiç tek sualn yok. Şoförler Odasından alınanlarda ama dahaaz evvel gösterdiğim APP plaka dediğimiz hiç tek asayiş unsurunu taşımayan, mührü olmayan plakaların bugünden itibariyle değiştirilmesi lüzumiyordu. Dolayısıyla benim sürücülerimize, vasıta sahiplerine tavsiyem, bu biçimde APP plaka kullananların hemen plakalarını değiştirmeleri. Değiştirmeleri için da adımları şu biçimde; bunlar sahte plaka olduğu için kolluğa gidip ziyan plaka bilgi girişi yapmaları lüzumiyor. Çünkü bu gerçeği tek plaka değil.
Kayıp plaka bilgi girişi yapılıyor. Oradan notere gidiliyor, yepyeni plaka başvurusu yapılıyor. Oradan da Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’na bağlı odalara, Şoförler Odasına gidilmek suretiyle norm plaka basımı yapılıyor ve aracına takılıyor. Bu biçimde olduğu takdirde hem vatandaşımız sevinçli hem da bizler bundan dolayı vatandaşımızın canını yakmamış olacağız. Onun için ricadır vatandaşlarımdan istirhamım APP plaka kullananlar plakaların değiştirsinler. Çünkü bu iyice niyetli tek kullanımı değil.
Kamu düzeni ve güvenliği ile ilgili tek husus. Bazen şunları da işittiğimiz olmuştur toplumda; mesela vatandaşımız daima gitmediği tek kentden adına trafiği cezası plakasına trafiği cezası yazılmıştır. Niye? Sizin plakanızı arasında biri kopyalıyor, ikizler plaka diyoruz ona. Aracına takıyor, gidiyor diğer yerlerde trafiği kaidelarını da ihlal eden ediyor ve sizin adınıza daima kabahatiniz, günahınız olmadığı halde sizin adınıza trafiği cezası geliyor. Şimdi sualyorum; kimin başına böylece tek şeyler gelse sevinçli olur ki? Yani tek başkası sizin plakanızı kullanacak, siz da bundan dolayı trafiği cezasıyla muyanlışp olacaksınız.
Ben Erzurum Valiliğim dehemmiyetinde böylece tek hadise ile karşılaştım, mahalli basına da yansımıştı. Erzurumlu tek vatandaş, daima Artvin’e gitmediği halde aracına oradaki trafiği cezası yazılmış. Hatta bundan dolayı da hanımıyla ilişkileri da bozulmuş. Yani “Senin Artvin’de ne işin vardı?” falan diye. Bu tamamlanmış dediğim gibi umumi düzeniyle, güveniyle, benzer zamanda vatandaşlarımızın da böylece haksız hukuksuz muamelelere tabi olmamasıyla ilgili getirilen tek düzenleme.
Multimedya sistemleriyle ilgili yönetmelik hazırlanacak
Toplumdaki huzursuzluk yaratan başlıklardan arasında biri da sesli sistemleri ile ilgiliydi. Vatandaş genelde diğer trafiği düzenlemelerini benimsedi, onların elverişli olduğunu. Yani bu cemiyet vicdanında da tek karşılık buldu ama multimedya sistemlerinin ya da çeşitlilik ortamda deniyor. Bunlarla ilgili tek izah etmek istiyorum. Bu da kafa karışıklığına sebebiyet veren başlıklardan birisi. Bununla ilgili kanun yönetmelikle tek regülasyon yapılacağını söylüyor. Burada da ilköğretim alınan, diğer esas alınan husus şu: Görüntü sistemleri ile ilgili tek sürücünün kanaat açısını tesirlemeyecek. Bu imge sistemleri, musiki sistemleri, sesli ve imge sistemleri dediğimiz başlık. İkincisi da sürücünün dikkatini dağıtmayacak.
Bu ikisinin gerçekleşmesi lüzumiyor. Tabii yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş kanunda. Şu anda yönetmelik çalışmalarımız devam ediyor. Nisan ayının sonuna kadar da yönetmeliği çıkaracağız, bu imge sistemleriyle, sesli ve imge sistemleriyle ilgili. Dolayısıyla yönetmelik çıkarıncaya kadar bu başlıkda vatandaşlarımıza rehberlik yapmaya devam edeceğiz. Yani hiç tek biçimde yaptırım uygulamayacağız.
Bunu yönetmelikte hangi imge ve sesli sistemlerinin yasaya aykırı olduğunu da açık, anlaşılır, net, objektif tek biçimde belirleyeceğiz ve ondan sonraları olasılıkla olabilir ayı gibi yönetmeliğimizi da çıkarıp uygulamaya başlayacağız. Dediğim gibi, yönetmelik çıkıncaya kadar imge sistemleri ile ilgili rehberlik çalışmalarımız devam edecek. Yani bu başlıknun da ehemmiyetli olduğundan dolayı bilinmesinde yarar var nedeniyle tek kafa karışıklığı vardı. Hangi ekranlar görüntüye diğer nazar açısını maniliyor, hangileri manilemiyor?
Yani şuanda bir da görüyorum bazen vasıtalarda örneğin sonradan takılmış tabletler var. Oldukça büyük. Sürücü onunla maç izliyor, dizi izliyor. Sosyal medyadan mesela video indiriyor, onları seyrediyor. Yani tek yandan vasıta kullanıyor, tek yandan da onları izliyor. Yani böylece tek sürücünün dikkatinin dağılmaması olası mü? Zaten kazaların muazzam tek çoğunluğu da tek anlık dikkatsizlikten dolayı olmuyor mu? Onun için kanun koyucu, diğer bunun da önüne geçti için bunları tek regülasyon gereği hissetmiş. Yani dolayısıyla bunlar da yönetmelikle düzenlenecek. Yine hedefimiz aynı: Can kayıplarını eksiltmek. Yani tek tane bile olsa bizler tek tane can kaybını bile azaltabilsek bu noktada kendimizi muvaffakiyetlı giriş edeceğiz. Yani bütünü düzenlemelerimizin sebebi tamamlanmış buna yönelik.
"Sokak hayvanlarının oran 75'i toplanmış durumda"
Şimdi geçen sene evvelki bakanımızın dehemmiyetinde sokaklar hayvanları ile ilgili aşama başladı. Yani olasılıkla mart, nisan aylarında bu aşama başladı. Şu anda 51 tane il hususi idaresinin olduğu ilimiz var. Bunlar da zaten 51 ilimizde bu oran 100 bütünü sahipsiz sokaklar hayvanları toplandı, barınaklara alındı ya da tabii yaşam alanlarında bu hayvanlara bakılıyor. Bir da 30 tane büyükkentimiz var. Onlarda aşama dahaaz daha sonraları başladı. Yani birinci evvel 51 ilimizde başladı, sonraları büyükkentlerde aşama başladı. Büyükkentlerde da oran 64'ü toplanmış durumda.
Hepsi birlikteki düşünüldüğünde sahipsiz sokaklar hayvanlarının oran 75'i halihazırda toplanmış durumda. Yani her arasında biri 4 hayvandan üçü ya barınağa alındı ya da tabii yaşam alanlarında bakılmaya devam ediyor. Bunun ne yararsı oldu? Bunun da iki, sizin hatırlatma ettiğiniz gibi ikisi boyutu var. Birincisi sokakların daha sağlam hale gelmesi, ikincisi da bu hayvanların sokağın insafından kurtarılması.
Şimdi düşünün, sokaktaki tek hayvan her arasında biri zamanlar besin bulabiliyor mu? Bulamıyor. Bazen böylece hayvan hastalandığında tedavisi etme imkanı var mı? Ölebiliyor. Yani tedavisi olabilecek belki. Onun için kanun koyucu bununla da ilgili işte bu hayvanları sokaktan toplayalım hem sokaklarımız daha sağlam hale gelsin hem da bunlara uzak tek mekanda, ortamda belediyelerimiz baksın, bunların işte tedavilerini yapsın, beslemelerini yapsın, sahiplenmek isteyenler varsa bunları sahiplendirsin diye böylece tek regülasyon getirmiş.
Şu anda da aşama uç sıhhatli tek biçimde ilerliyor. Ben Erzurum Valiliğim dehemmiyetinde bunun 6 Kasım önemli itibariyle bizler bütünü sahipsiz sokaklar hayvanlarını topladık, barınaklara aldık. Hatta tabii yaşam alanlarında da bakmaya devam ediyoruz. Bence çeşitlilik sıhhatli da tek ortam oluştu. Yani hayvanlar oradaki cinslerine göre gayet konforlu tek alanda hayvanlara bakılıyor. Onların işte tedavileri yapılıyor, aşıları yapılıyor, beslenmeleri sağlanıyor. Hayvanlar ne kadar da güzel, temiz, nezih ortamlarda barınabiliyorlar. Yani böylesi mi daha iyi, sokağın insafına bıraktı da mı iyi?
Bir da şöyle tek güzelliği daha oldu. Emine Erdoğan hanımefendinin başlattığı sıfır atık tasarısi vardı. 2017 yılında bu tasarı başladı. Mesela şuanda toplu yaşam alanlarından günde 50 tonları atık malzeme, insani hedeflı atık malzemeler alınıyor ve 28 tonları hayvan mamasına dönüşçeşitülüyor. Barınaktaki hayvanlara yem oluyor. Yani böylece hem o atıklar kıymetlendirilmiş oluyor hem da hayvanlara besin sağlanmış oluyor. Yani sıfır atık açısından da yararlı tek şeyler oldu.
Bir şeyler daha söyleyeceğim bu başlıkyla ilgili. Ben niye bu başlıkya çeşitlilik erkenden el attım? Geçen sene bir mart ayı itibarıyla 2025'in mart ayı itibarıyla Erzurum'da başladım. İl hususi idarelerinin olduğu illerle beraber başladık. Az evvel söylemiştim, büyükkent olan yerler daha sonraları sürece karışmış oldular diye.
Şöyle tek hadise yaşadım. Erzurum'dayken nisan ayı içerisindeydi muhtemelen. 9-10 yaşlarında tek çocuğun 5-6 tane sahipsiz sokaklar hayvanının saldırısına uğradığını işittim. Bana haberleri verdiler ve çocuğun da kent hastanesinde tedavisi gördüğünü, ameliyata alındığını ifadeleri ettiler. Ben bunun bağlı doğrusu kent hastanesine gittim. Şehir hastanesine gittiğimde yakınlarına mazi olsun dileklerini ilettim. Bir da çocuğun durumunu göreyim diye doktorların bulunduğu alana girdim. Ben doktorların yanına girdiğimde çocuğa 60 tane dikiş atmışlardı. Kulağını dikiyorlardı o anda çocuğun. Çocuğun yüzü, gözü, kulağı, boynu, kafası tanınmayacak duruma gelmişti neredeyse.
Ben ayrıldım, ertesi gün başhekimimizi tekrar aradım. Yani çocuğun durumunun ne olduğunu sordum. Efendim dedi 100 tane dikiş attık. Şu anda da çocuk şiddetli bakımda tutuluyor. Bir hafta şiddetli bakımda tutacağız ki hiç tek biçimde bulaşma kapmasın diye. Ben o çocuğun durumunu görünce durumun ne kadar vahim olduğunu daha iyice manaış oldum. Şimdi sualyorum sizin kanalınızda; kim çocuğunun böylece sahipsiz sokaklar hayvanlarının saldırısına uğramasını, böylece kafasında, gözünde, başında, boynunda 100 tane dikişlik, diğer neredeyseymiş tek savaştan çıkmış gibi duruma düşmesini ister? Hiçbir anne babacık böylece tek şeyi istek eder mi?
Nitekim geçen sene da buna benzer Türkiye'de hadiseler yaşandı. Bu misalten da yola çıkarak diğer uygulamanın, bu kanuni düzenlemenin bir oğullar seviye yerinde olduğunu savunuyorum.





























English (US) ·