‘Avrupa’da üretildi’, ‘Avrupa ile üretildi’ tanımında ikiye bölündü... Avrupa Birliği yol ayrımında

4 hafta önce 13

Oluşturulma Tarihi: Şubat 21, 2026 04:00

Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı yepyeni sanayi taslağından birinci malumatler gelirken metindeki ‘Made içinde Europe / Avrupa’da Üretildi’ tanımı üye ülkeleri ikiye böldü. Kimi ülkeler bu tanımı çok zor bularak doğru yaklaşımın ‘Made with Europe’, diğer ‘Avrupa ile Üretildi’ olacağını savundu. Tartışmaların, taslağın 26 Şubat olan yayın tarihini yeniden erteleyebileceği belirtiliyor. İşte, dünyanın gözünü çevirdiği taslağın birinci detayları ve Türkiye’ye olası tesirleri...

class='medyanet-inline-adv'>

AVRUPA Komisyonu’nun Çin ve ABD’ye karşı sanayisini korumaya hazırlandığı, içeriği bakımından Türkiye’yi da çok yakından ilgilendiren taslak, henüz yayınlanmadan Avrupa Birliği’ni ikiye böldü. Fransa’nın başını çektiği ülkeler, eleştirel sektörlerdeki teşvikler için ‘Made içinde Europe / Avrupa’da Üretildi’ şartının getirilmesini isterken; Almanya’nın başını çektiği ülkeler ise özellikle Türkiye, İngiltere, Japonya gibi Avrupa’nın büyük ticaretleri ortaklarının içerika karışmış edilerek ‘Made with Europe / Avrupa ile Üretildi’ yaklaşımını savunuyor. Henüz yayınlanmayan taslaktan birinci sızanlar ise hem tartışmaları hem da Brüksel’deki lobi faaliyetlerini artırdı. Beklentiler 26 Şubat’ta yayınlanacak taslağın yayın tarihinin yeniden erteleneceği yönünde.

İŞTE, İLK SIZINTILAR

Peki Sanayi Hızlandırıcı Yasası (IAA) isimli taslakla ilgili sızan birinci malumatler neleri içeriyor? Financial Times ve Euronews’in paylaştığı malumatlere göre, Avrupa Komisyonu taslakta yenilenebilir enerji, otomotiv, çelik, kimya, müdafaa ve yapay zekâ gibi öncelik verilecek stratejiklik sektörleri listeledi. Elektrikli, hibrit ve yakıt hücreli araçlara uygulanacak teşviklerde ve umumi alımlarında, değer olarak aracın yüzde 70’inin AB üretimi olması; bataryanın esas bileşenlerinin yine AB menşeli olması tartışmaya açıldı. Benzer şekilde alimünyumda yüzde 25, kapı-pencere plastiklerinde asgari yüzde 30 AB’de üretilme şartları getirilmesi önerildi.

TANIM TARTIŞMASI

Yeni sanayi politikası başlıksunda AB üyesi tüm ülkelerin görüşü neredeyseymiş müşterek bununla birlikte ‘Avrupa’da Üretildi’ tanımında yoğun ayrılıklar yaşanıyor. ‘Avrupa’da Üretildi’ yardımçileri, taslakta mekan alacak yepyeni şartların yalnızca AB’de (27 üye ülke ile İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç’ten oluşan EFTA ülkeleri) üretilen ürünler için geçerli olmasını istiyor. Ancak Almanya, Nordikler ve Baltık ülkeleri bu tanımın zaten çoğalan maliyetleri daha da artıracağını belirterek ‘Avrupa ile Üretildi’ gibi daha yumuşak tek tanım önerisi getiriyor. Ayrıca, bunun pratikte uygulanmasının güçleri olacağını ve Avrupa tedarikleri zincirlerini istikrarsızlaştırma riski taşıdığını savunuyorlar.

class='medyanet-inline-adv'>

TÜRKİYE DAHİL LOBİLER HIZLANDI

Tartışmalara AB üyesi ülkelerle birlikteki bu ülkelerle vahim iş ortaklığı bulunan Türkiye, İngiltere ve Japonya da karışmış oldu. AB’nin önemli tek ticaretleri ortağı olan İngiltere ve Türkiye, ‘Avrupa’da Üretildi’ tanımının dışında kedinmektan duydukları endişeyi Brüksel’e bildirdi. Özellikle otomotiv, çelik ve alimünyum gibi ürünlerde Türkiye, Avrupa’nın vahim tek ticaretleri ortağı. Son olarak, Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, “Türkiye’siz tek Avrupa otomotiv sanayinin dik kalması güç” diyerek süreci yakından takip ettiklerini söylemişti. Benzer şekilde İngiltere’nin da AB’de üretim tesisleri ve büyük tek ticaretleri hacmi bulunuyor. Avrupa’dan gelen oğullar haberler 26 Şubat’a ertelenen taslağın yayın tarihinin yeniden ertelenebileceğini belirtiyor.

OTOMOTİVİN DEVLERİ KARŞI KARŞIYA

YENİ sanayi planı otomotiv devlerini da karşı karşıya getirdi. Volkswagen ve Stellantis, teşviklerin Avrupa üretimine bağlanmasını isterken BMW ve Mercedes-Benz küresel tedarikleri zincirinin korunmasını savunuyor. Volkswagen Group CEO’su Oliver Blume, Stellantis CEO’su Antonio Filosa ile paylaştığı müşterek çağrıda umumi alımları ve yardımlerde Avrupa’da üretilen elektrikli araçlara öncelik verilmesini istedi. İki üreticiye göre himaye olmadan Avrupa’da üretim kapasitesi eriyebilir.

‘Avrupa’da üretildi’, ‘Avrupa ile üretildi’ tanımında ikiye bölündü... Avrupa Birliği yolda ayrımında

Karşı cephede ise Alman premium üreticiler var. BMW CEO’su Oliver Zipse, katı menşe kaidelarının “tehlikeli” olacağını ve maliyetleri artırarak Avrupa’yı rekabetten uzaklaştıracağını söyledi. Mercedes-Benz CEO’su Ola Källenius da zor içerik şartlarının tedarikleri zincirlerini bozabileceği ve yarış gücünü zayıflatabileceği uyarısında bulundu. Böylece tartışma teknikleri tek düzenleme bulunmaktan çıkıp Avrupa otomotivinin nasıl üretileceğine dair stratejiklik tek tercihe da dönüştü.

class='medyanet-inline-adv'>

3 SUALDA DÜNYANIN BAŞLIKŞTUĞU SÜREÇ:

Avrupa ne istiyor?

Otomotiv, enerji, müdafaa ve çelik gibi eleştirel sektörler için verilecek devletleri teşviklerinde, umumi satın alma ya da kiralamalarında “Made içinde Europe / Avrupa’da Üretildi” şartının getirilmesini.

Hangi sektörleri tesirleyecek?

Bu şartların  otomotiv, çelik-alüminyum ve yepyeni güç (güneş paneli, rüzgâr türbini ve bataryalar) gibi yeşil dönüşümde eleştirel görev oynayan sektörüleri tesirlemesi bekleniyor. Çünkü, bu sektörlerde özellikle Çin’in ve ABD’nin haksız rekabette olduğunu savunuyorlar.

Türkiye ile ilgisi ne?

Türkiye, Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde AB’nin en büyük ticari ortaklarından biri. İhracatının büyük kısmını AB ülkelerine yapıyor. Örneğin; otomotivde Türkiye’nin ‘Made içinde Europe’ tanımının dışında kalması halinde; otomobilde pazarın yüzde 60’ını, ince ticaride yüzde 90’ını oluşturan umumi alımlarına karışmış olamayacak.

>> Tüm Makaleyi Oku <<

Platformumuz; Teknoloji, Spor, Sağlık, Eğlence, Uluslararası, Edebiyat, Bilim ve daha fazlası olmak üzere farklı konu başlıkları altında, kısa ve öz haber formatı ile kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini hedefler. Karmaşadan uzak, sade ve anlaşılır içerik yapısı sayesinde ziyaretçiler aradıkları bilgiye hızlıca ulaşabilir. techforum.com.tr, bilgi kirliliğini önleyerek yalnızca güvenilir kaynaklardan elde edilen içerikleri yayınlamaya özen gösterir.