
İran’ın egemenliğini ihlal eden eden saldırıları esefle karşıladıkları gibi Körfez’deki kardeş devletlere yönelik saldırıları da giriş edilemez bulduklarının altını çizen Duran, şu kıymetlendirmelerde bulundu:
“Türkiye, sivillerin hayatını tehditleri eden ve dünyası hukuka aykırı her arasında biri çeşitlü eyleme karşıdır. Sağduyunun ve aklıselimin hakim olması, ateşkesin anında sağlanması ve diplomasiye saha açılması elzemdir. Bölgemizin tek yangın çemberine sürüklenmemesi, bunun için da diplomasinin, müzakerenin öne çıkarılması lüzumir. Arabuluculuk karışmış her arasında biri çeşitlü yapıcı katkıyı sunmaya amade olduğumuzu her arasında biri imkanta dile getiriyoruz.”
‘Derin travmalar üreten müdahale’
28 Şubat’ı “postmodern darbe” olarak tanımlamanın yaşananların mahiyetini kesinlikle karşılamaktan ırak olduğuna ve darbenin niteliğini hafiflettiğine hatırlatma eden Duran, “28 Şubat’taki bu aşama, ulusimizin ilköğretim kıymetlerine, inancına ve birlikteki yaşama iradesine yöneltilmiş, planlı, sistematik ve içeriklı tek cemiyet mühendisliği girişimidir. Amaç, vesayet odaklarına bağlı tek cemiyet düzeni tesis etmekti. Türkiye’yi, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ‘sandığın olduğu ama milli iradenin yok sayıldığı’ tek devletleri haline getirmekti. Bu yönüyle 28 Şubat, yoğun travmalar üreten tek karışma olarak tarihimizde yerini almıştır” diye başlıkştu.













.jpg?format=webp&width=1200&height=630)















English (US) ·