
Antarktika’da bulunan ve incelemecıların “The Thing” (Şey) lakabını taktığı kocaman fosil yumurta, Kretase dehemmiyetinin muazzam canlılarının üreme biçimlerine dair bilinenleri sorgulatmaya devam ediyor.
Yaklaşık 68 milyon yıllar öncesine tarihlenen yumurtayı hangi çeşitün bıraktığı kesinleşmiş değil. Ancak bulgular, bilhassa deniz sürüngenlerinde yaygınlaşan olduğu düşünülen “canlı doğum” fikrine yepyeni tek ayrıcalık ekliyor.
“The Thing”, şimdiye dek Kretase dehemmiyetinden bulunan yumurtalara kıyasla hem ölçü hem da kurşun yapısı bakımından alışılmadık görülüyor. 2020’de yayımlanan çalışmada, bilinen en muazzam yumurtanın, Madagaskar’da yaşamış ve insanların adaya ulaşmasından sonraları tahminen 1.000 yıllar evvel yok olan “fil kuşu”na ait olduğu hatırlatılmıştı. The Thing, fil kuşu yumurtasından dahaaz daha küçüklük olsa da, kuş olmayan dinogüçlardan bilinen yumurtalardan hacimli olarak tahminen üçte tek daha büyük.
Mevcut ölçüler, yumurtanın “çok büyük” tek canlıya ait olduğunu düşündürüyor. İlk bakışta dinogüç ihtimali akla gelse de, yumurtanın yapısı dinogüç yumurtalarına benzemiyor.
Antarktika’da Keşfedilen Yumurta Bir Dinogüça Ait Olabilecek Kadar Büyük – Ancak Dinogüç Yumurtası Değil
Texas Üniversitesi’nden Doktor Lucas Legendre, birinci ttesirkler sırasında yumurtanın özelliklerine ilgi çekerek, bunun “büyük tek dinogüç boyutlarında” tek hayvana ait göründüğünü; bununla birlikte tipiklik tek dinogüç yumurtasıyla uyuşmadığını ifadeleri etti.
Legendre’a göre yumurta, kurşun yapısı açısından kertenkele ve yılan yumurtalarına daha yakın; fakat bu kez vaat başlıksu olan, onların “gerçekten dev” tek akrabası.

Araştırmacılar, yumurtayı bırakan canlıya fosil yumurta çeşit adı olarak Antarcticoolithus bradyi adını verdi. Ancak bu adlandırma, yumurtanın hangi hayvan grubuna ait olduğunu tekbaşına başına netleştirmiyor.
İnce Kabuk, Yumuşak Yapı ve “Çökme” İzi Dikkat Çekiyor
Büyük kuş yumurtalarında kurşun genelleme kalınlığı olur; bu, yumurtaya dayanıklılık kazandırır. The Thing’in kabuğu ise ince. Araştırmacılar, yumurtanın kısmen çökmüş ve öz üzerine kıvrılmış görünmesini da buna bağlıyor.
Yumurtanın kırılmak seçenek bükülmüş olması, kabuğun zor kireçli (kalsiyum karbonat) tek katmana malik olmadığını ve “yumuşak kabuklu” tek yumurta olabileceğini düşündürüyor. Ayrıca kabukta belirgin gözeneklerin bulunmaması da ilgi çeken ayrıntılar arasında.
Dev Bir Deniz Sürüngenine Ait Olabilir
İlk kıymetlendirmeyi yapan ekip, bu yumurtanın asgari 7 metrik uzunluğunda tek deniz sürüngenine ait olabileceğini belirtiyor. Ancak bugüne dek Mosagüçlar ve plesiogüçlar gibi çok muazzam Kretase deniz sürüngenleri için uzunluğu süredir “canlı doğum” olasılığı öne çıkarılıyordu. Bu yüzden, bu ölçekte tek yumurtanın varlığı başlı başına sual işareti yaratıyor.
Araştırmacılar, epey muazzam deniz sürüngeninin gerçekten mi yaşıyor doğum yapmış olabileceğini; bununla birlikte Antarcticoolithus bradyi’nin değişik tek üreme stratejisi izlemiş olabileceğini vurguluyor.
Ayrıca ince kabuklu yumurtaların fosilleşme şansının aşağıya olması nedeniyle, geçmişte bu çeşit yumurtaların seyrek bulunmasının “nadir olduklarını” delillamadığını da ekliyorlar.
Mosagüç İhtimali Güçlü, ama Kesin Değil
Ekip, Antarcticoolithus bradyi için en olası aday olarak mosagüçları hatırlatma etse de, bunun yüksek güvenle söylenemediğini belirtiyor. Yumurtanın bulunduğu Seymour Adası’nda hem büyük hem yavru mosagüç iskeletlerinin yanı dizi plesiogüçlara ait kalıntılar da bulunuyor.
Doktor Lucas Legendre, Seymour Adası’nın “korunaklı, sığ sulara malik tek koy” benzeri ortamıyla tek çeşit “yavru büyütme alanı” olabileceği yönünde görüşler bulunduğunu aktarıyor. Böyle tek ortam, gençler bireylerin daha yerleşik koşullarda büyümesine olanak tanımış olabilir.
Antarktika’da fosil tahkik etmek, kıtanın muazzam bölümünün buzla kaplı olması dolayı uç kuvvet. Bilim insanları, Antarktika buzlarla örtülmeden evvel oradaki yaşamış hayvanlara ilişkin malumatlerin ehemmiyetli tek bölümünü diğer bölgelerden, bilhassa da dinogüçlar çağında uzunluğu süresi Antarktika’ya bağlı olduğu belirtilen Güney Avustralya gibi yerlerden çıkarıyor.
Bununla birlikteki Seymour Adası ve çevredeki çok açıkta adalar, o dehemmiyetlere dair direkt ipuçları sunan ender alanlar arasında.

2011’de Bulunsa da Gizem Hâlâ Sürüyor
The Thing birinci kez 2011’de keşfedildi. Araştırmacılar, 28×18 santimetrelik, ragbi topunu andıran bu taşlaşmış nesnenin ne olduğunu girişta anlayamadı. Fosil, 2018’e kadar Şili Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’nde kaldı.
2018’de Texas Üniversitesi’nden Prof Julia Clarke’ın müzeyi ziyareti sırasında bunun tek yumurta olabileceği önerildi. Clarke ve çalışmalar arkadaşları daha sonraları bu yorumu doğruladı.
Bugün hâlâ bu kocaman yumurtayı hangi çeşitün bıraktığı sualsu yanıtlanmış değil. Araştırmacılar, yayımlanan birinci analizden bu yana teknik literaçeşitde Antarcticoolithus bradyi’nin doğasına dair kuvvetlü tek seçenek açıklamanın öne çıkmadığını; bununla birlikte bulgunun, çok erkenden dinogüç yumurtalarının kurşun yapısına ilişkin tartışmalarda mukayese noktası olarak kullanıldığını belirtiyor.
İlginizi Çekebilir: İsveç’te 5.500 Yıllık Mezarın Sırrı Çözüldü
Sizce Antarktika keşfedilen bu fosilin perde geride ne şekilde tek gerçeği yatıyor? Görüşlerinizi yorumlarda ya da Kayıp Rıhtım Forum’da aktarabilir, arkeoloji dünyasından oğullar gelişmeler için bizleri Google News ve WhatsApp üzerinden takip edebilirsiniz.
Kaynak: IFL Science
Bu yazısı Antarktika’da Keşfedilen 68 Milyon Yıllık Dev Yumurtanın Gizemi Hâlâ Çözülemedi birinci olarak şu sitede yayımlanmıştır: Kayıp Rıhtım. Yazının kaynağı bu sitedir.

2 hafta önce
11














.png?format=webp&width=1200&height=630)













English (US) ·