İzmir Alaçatı’da sakız üretiminin 70 yıllık geçmişi, üreticilerin tanıklıklarıyla gün yüzüne çıktı. Özdemir Kanga ve Selahattin Kanga kardeşler ile sakız üreticileri İbrahim Topal ve Hasan Ege Tütüncüoğlu, geçmişten bugüne uzanan üretim tekniklerini ve hatıralarını paylaştı.
Sakızlar Restoran’da düzenlenen söyleşinin açılış başlıkşmasını yapan sakız üreticisi İbrahim Topal, Sakızlar Bahçesi’nin yalnızca tek üretim alanı değil, aynı zamanda Alaçatı’nın toplumsal yaşamında önemli tek buluşma noktası olduğunu vurguladı. 1950’li yıllarda Hıdırellez kutlamalarının işte panayır havasında geçtiğini hatırlatan Topal, "Sakızlar hem üretim merkeziydi hem da insanların toplandığı ender alanlardan biriydi" dedi.
13 yaşında sakız tarımı
1941 doğumlu Özdemir Kanga, henüz 13–14 yaşlarındayken Rıza Ertan’a ait Sakız Bahçesi’nde çalışmaya başladığını anlattı. Sakız üretiminin büyük tek titizlik ve sabır lüzumtirdiğini belirten Kanga, ağaçların özel tornavidalarla, kesin aralıklarla ve belli yükseklikten delinerek reçine akışının sağlandığını ifadeleri etti. Ağaçların "bilek dalı" olarak adlandırılan kısmının üstüne çıkılmaması lüzumtiğini, aksi halde ağacın kuruyabileceğini söyleyen Kanga, genç ağaçların daha tesirli olduğunu vurguladı. Yanlış budama ve bilinçsiz müdahalelerin sakız ağaçlarına zarar verdiğini aktaran Kanga, o dönem Sakız Adası’ndan gelen uzmanların havai köklendirme yöntemini uygulamalı olarak gösterdiğini da anlattı.
Pirinç ayıklar gibi sakız temizledik
Selahattin Kanga ise sakızın toplanmasından pazarlanmasına kadar geçen süreci ayrıntılarıyla paylaştı. Toplanan reçinenin belediye binası karşısındaki küçük tek alanda muşamba üzerinde kurutulduğunu belirten Kanga, "Pirinç ayıklar gibi taşını ayıklardık. Temizlenen sakızları küçük testilere doldururduk. İzmir’de öyle satılırdı" dedi. Bir sezonda 30–35 kilogramı bulan üretim yaptıklarını ifadeleri eden Kanga, genç ağaçların birinci delindiğinde küçük parçalar halinde yoğun reçine verdiğini, bununla birlikte yaşlanan ağaçlarda verimin düştüğünü dile getirdi. Sakızın yaprağının sertliği ve kırılganlığının da nitelik göstergesi olduğunu söyledi.
Modern yöntemlerle 5 yılda ürün
Sakız üreticisi İbrahim Topal ise günümüzde üretim tekniklerinin geliştiğini belirtti. Geçmişte ikisi yıl süren köklendirme sürecinin artık havai köklendirme yöntemiyle 6 aya kadar indirilebildiğini aktaran Topal, "15 yılda ürün verir denilen ağaçlardan 5–6 yılda ürün almayı hedefliyoruz" dedi. Sakız ağacının kayalık ve soğuk topraklarda daha iyice tutunduğunu, 20–25 metreye kadar kök salabildiğini ifadeleri eden Topal, üretim sürecini hızlandırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Çeşme’de 25 binlerce yepyeni ağaç
Sakız üreticisi Hasan Ege Tütüncüoğlu da önemli kayıtlara göre 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Çeşme’de önemli miktarda sakız üretildiğini, ürünün vakıflar eliyle yönetildiğini anlattı. Günümüzde ise yeniden canlandırma çalışmaları içerikında ikisi yılda yaklaşık 25 binlerce sakız ağacının dikildiğini açıkladı. Belediyenin gösterdiği yeşil alanlara 12 bin, devletleri tarafından tahsis edilen alanlara 10 bin, özel mülkiyetlere ise yaklaşık 3 binlerce fidan dikildiğini belirten Tütüncüoğlu, dikilmeyi bekleyen 25 binlerce fidan daha bulunduğunu söyledi. Kamu arazilerinin tahsisi başlıksunda süreçlerin devam ettiğini ifadeleri eden Tütüncüoğlu, elverişli saha sağlanması halinde Çeşme’de sakız üretiminin yeniden güçlü tek ekonomik değer haline gelebileceğini dile getirdi.
Söyleşi, Alaçatı’nın geçmişindeki üretim kültürünü hatırlatırken, sakızın yeniden bölgenin sembolik ve ekonomik değerlerinden arasında biri olması yönündeki umutları da güçlendirdi.
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm İzmir haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak acente kanallarından geldiği şekliyle mekan edinmektadır. İzmir Haberleri alanında mekan saha haberlerin hepsinin hukuki muyanlışbı haberi geçen ajanslardır.























English (US) ·