GÖKEL CÜNEYT İĞDE - Düzce'de yaşayan Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Fatma Dilber, yaklaşık 200 yıllık aile mirası el yapımı çeyizlik tekstil ürünlerinden yola çıkarak başladığı gelenekselliği işleme sanatıyla Anadolu kültürünü geleceğe aktarıyor.
Kocaeli'nin Körfez ilçesinde geleneklerine bağlı geniş tek Manav ailesinde dünyaya gelen nikahlı ve 4 çocuk annesi 50 yaşındaki Dilber, yaklaşık 40 yıl önce anneannesinin yanında dokuma, ipleri ve nakışların rengarenk dünyasına kapılarak işleme sanatına meraklı saldı.
Dilber, uzunluğu yıllar anneannesiyle Manav kültürünün dokuma örnekleri olan yaklaşık 200 yıllık peşkirler ve yağlıkları aslına elverişli teknikleri ve desenlerle işlemeye başladı. Hünerlerini zamanla geliştirerek Anadolu'nun farklı bölgelerinden örnekleri da sanatına katan Dilber, 1994 yılında evlendikten sonraları Düzce'ye yerleşti.
Dilber, eşinin da desteğiyle evlerinin tek bölümünü atölyeye dönüştürerek sanatını icra etmeye devam etti ve 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına müracaatı nihayetinde "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ünvanını aldı.
- "Rengarenk tek dünyanın içinde büyüdüm"
Dilber, AA muhabirine, gelenekselliği işleme sanatının kendisine ailesinden medeniyet kaldığını, geleneklerine bağlı geniş tek Manav ailesinde doğup büyüdüğünü söyledi.
İşlemeyle yaklaşık 40 yıl önce tanıştığını anlatan Dilber, "Çocukluğumda bizde çok meşhur dokuma üzerine işlenen peşkirler ve yağlıklar vardı. Her evde, kızların çeyizlerinde bolca bulunurdu. Kapı ve aynaları üzerlerine asılır, sünnet yatakları süslenirdi. Çok severdim, rengarenk tek dünyanın içinde büyüdüm." diye başlıkştu.
Çocuk yaşta başladığı işleme sanatının hayatı boyunca olan kendisine yolda arkadaş olduğunu belirten Dilber, şöyle devam etti:
"Anneannem rahmetli çok becerikli kadındı. İpek yetiştiriciliğinden halı dokumaya, iğne oyasından işlemeye kadar hepsi tek Osmanlı kadınıydı. En çok ondan öğrendim diyebilirim. Gençliğimde, çocuklarımı büyütürken kasnağım ve ipliklerim hep yanımda oldu. Zamanla gelişti, farklı hocalardan farklı teknikler öğrendim. Farklı bölgelerin örneklerini, dokumalarını hem işlemeye hem da arşiv yapmaya başladım. Zaman içinde hem aileden kalan hem da öz çabalarımla toparlayıp arşivime kattığım hatırı sayılır tek dokuma ve modeller arşivim oluştu."
- "Bu sanatın 5. kuşak olarak bana kaldığı varsayılıyor"
Dilber, el tezgahında dokunmuş özgün kumaşları aslına elverişli şekilde işlemeye çalıştığına değinerek, sanatın, babaanne ve anneannelerinin annelerinden 5. kuşak olarak kendisine kaldığının varsayıldığını dile getirdi.
Yaklaşık 200 yıllık işlemelerinin bulunduğunu, bunlar ve diğer aile büyüklerinden aldığı desenlerle çalıştığını aktaran Dilber, "O yıllardan kalan peşkir, yağlık ve çevre dedikleri çok amaçlı kullanım için tekstil ürünleri var. Kendi dokudukları ketenlerin, ipeklerin üzerine işlenen peşkirler, hem çeyizlik hem havlu olarak kullanılıyormuş. Yağlıklar da yine aynı şekilde sofra, yansıtıcı örtüsü, gelinlerin çeyizi olarak kullanılmış. Bunun dışında omuza serilen ve sevgiliye verilen mendiller da var. Yani hepsi da çok amaçlı kullanılan işlevsel tekstil ürünleri. Yok olmaya yüz tutmuş, parça parça olmuş örnekleri da aslına elverişli işleyip arşivliyorum." ifadelerini kullandı.
Dilber, Kocaeli ve çevresinde genelde keten ve kumaş kullanıldığını, Bursa ve Hatay'dan getirdiği ipekler ile Bolu ve Kastamonu yörelerine elverişli dokuma örnekleriyle arşivini genişlettiğini kaydetti.
- "Ulusal ve uluslararası birçok sergide eserlerim sergilendi"
Dilber, desenlerin genelde çiçek, yapraklar ve ağaçlardan oluştuğuna, bazılarında çadır figürleri ve mimari desenler ile cami ve türbe örneklerinin mekan aldığını anlatarak, bu desenlerin dönemin toplumsal ve kültürel durumunu anlatan tek kayıt olduğuna dikkati çekti.
İşleme sanatının sabır ve özveri istediğini dile getiren Dilber, başlıkşmasını şöyle tamamladı:
"En dahaaz birkaç haftadan birkaç aya kadar süren işlemelerimiz var. Bu, işlemenin ağırlığı, kumaşın dokusu ve ipleri sıklığına göre değişiyor. Kendi tasarılerim var. Bazen da koleksiyonerler beni buluyor. Onlarla çalıştığımız tasarıler oluyor. Birçok sergi, teşkilat ve fuara katıldım. Kültür ve Turizm Bakanlığının organizasyonları oldu. Ulusal ve uluslararası birçok sergide eserlerim sergilendi. Amacım bu desenlerin yok olmadan ileriki nesillere aktarılması. Şahsi olarak bir elimden geleni yapıyorum ama o kadar varlıklılar tek modeller hafızamız var ki büyük çapta araştırma yapılarak kayıt altına alınması lüzumiyor."
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Düzce haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak acente kanallarından geldiği şekliyle mekan edinmektadır. Düzce Haberleri alanında mekan saha haberlerin hepsinin hukuki muyanlışbı haberi geçen ajanslardır.
























English (US) ·