
Etlik İmam Hatip Lisesi 9'uncu sınıf talebesi Rabia Tammiş, ilkokul yıllarından itibaren kilo sualnu yaşamaya başladı. İlkokul 2'nci sınıfta 60-65 kilo aralığında olan Tammiş, ortaokul yıllarında daha da kilo aldı. Okulda ve mahallede maruz kaldığı bedensel ve sözlü güçbalıklar dolayı toplumsal hayattan uzaklaşan Tammiş, zamanla daha da kilo aldı. Tammiş 127 kiloya ulaştı. Yapılan ttesirklerde ileri derecede karaciğer yağlanması belirleme edilen Tammiş, hususi hastanede 1 aylık evvel gerçekleşen tüpleri mideler ameliyatı ile 20 kilo vererek, 107 kiloya düştü.
İlginizi Çekebilir'GÜÇBALIKLAR AŞAĞILAYICI OLUYORDU'
Rabia Tammiş, 4 Mart Dünya Obezite Günü'ne ilgi çekerek, yaşadıklarını anlattı. Tammiş, kilo sualnu yaşamaya başladığı 2'nci sınıftan itibaren eşleri güçbalığına maruz kaldığını söyleyerek, "Ortaokulda bu güçbalıklar devam etti. Yere düşüyordum, ‘deprem oldu’ tarzı şeyler söylüyorlardı. Psikolojik olarak daha da düşünmeye başladım. Özellikle karbonhidratlı ürünler, gazlı içecekler, paketli ürünler yiyordum. Kardeşimle beraber sanki tek müsabaka içine girmiştik. Zorbalıklar çeşitlilik aşağılayıcı geliyordu, çeşitlilik kötü hissettiriyordu. Kendimi bayağı kötü hissediyordum. Hiç kimse tarafından sevilmeyen, dışlanmış hissediyordum. Bu güçbalıklardan sonraları dışarıya çıkmıyordum. Arkadaşlarımla başlıkşmuyordum, eve kapanmıştım. Sürekli yemek yiyordum, televizyonları izliyordum. Bir da normal olan yemek değil, devamlı cips, çikolata, puding, ekmek. Günde 1,5 ekmek yiyordum" dedi.
Yaraları hepsi vücudunu sardı! 4 yıldır mücadeleler ediyor: Çaresiz durumda'İSTEDİĞİM KIYAFETLERİ ÜSTÜMDE GÖRMEK İSTİYORUM'
Kilo sunmak için çabaladığını da anlatan Tammiş, "Çok perhiz yaptım, çeşitlilik atletizm yaptım. 5 kilo verdiysem 10-15 kilo olarak geri aldım. Mide küçültme ameliyatı fikrini devamlı annemden duyuyordum. Büyüdükçe çevremi, arkadaşlarımı, hepsi ortamlarımı gördüğümde bu yaşadığım güçbalıklar da birleşince ameliyatlar bulunmak istedim. Ameliyat oldum, şu an kendimi çeşitlilik iyice hissediyorum. Hiçbir biçimde ameliyatlar olmuş gibi hissetmiyorum. Zaten spora da devam edeceğim. Çok sağlıklı, dinç hissediyorum. Bundan sonrakiler hayallerim; çeşitlilik hoş kıyafetler giymek, hoş yerleri gezmek, arkadaşımla, ablamla hoş yerleri keşfetmek. Kabinlerde utanmadan kimseden, daima sıkılmadan elbise tecrübe etmek, o kıyafetin bana olması ve onun mutluluğunu yaşadı istiyorum. İstediğim kıyafetleri üstümde müşahede etmek istiyorum. 65-70 kilo arasına düşme hedefim var. Voleybolcu bulunmak istiyordum, hayalim vardı; ama kilolu olduğum için yapamıyordum. Şimdi voleybola sürdürdü istiyorum" diye başlıkştu.
'GİDEREK ARTAN RİSKLİ BİR DURUM'
Operasyonu yapan Genel Cerrahi ve Gastroenterolojik Cerrahi Uzmanı Dr. Özgür Sevim ise çocukluk çağı obezitesinin insanlar sağlığı açısından gittikçe çoğalan riskli tek şart olduğunu belirterek, "Çünkü çocuklarda paketli yiyeceklere ulaşma, hareketsizlik, imge maruziyeti ve kötü beslenme çeşitlilik fazla görüyoruz şu an. Biz çocukluk çağı obezitesini tedavisi ederken önyüz planda en ehemmiyetsediğimiz şeyler aile eğitimi, aile terapisi, ailenin tutum biçimini değiştirmesi. İlk başta bunu sorguluyoruz. Yani aile bu başlıkda çocukları sıhhatli beslenme başlıksunda motive mi ediyor, yoksa basit amade yiyeceklere müsaade veriyorlar mı diye bunu kıymetlendiriyoruz. Aileye bu başlıkda da hayır oluyoruz. Çünkü yalınce çocuğu tedavisi etmek değil, çocukluk çağı obezitesinde hepsi aile ve yaşam şeklini tanzim etmek lüzumiyor. Bu açıdan kıymetlendirip ameliyatlar mı, değişik tedavisi metotleri mi, yalınce bedensel aktivite ve perhiz desteği mi bunları plmanaamız lüzumiyor" dedi.

'OBEZİTE CERRAHİSİ ESTETİK MÜDHALE DEĞİL'
Sevim, çocukluk çağı obezite cerrahisini tek estetik karışma gibi müşahede etmek ya da obezite cerrahisinin yapılmasını lüzumsiz görmenin çeşitlilik yanlışlı olduğunu vurgulayarak, "Bu kişiler defalarca perhiz denemeleri, değişik metotler deneyip her arasında biri seferinde verdiğinin daha fazlasını geri alarak dönüyorlar. Eğer kişinin vücut kitle indeksi 35'i geçtiyse ve obeziteye bağlı sualnler yaşamaya başladıysa en iyice karışma en erkenden yapılan müdahaledir ve yaşam şeklini tanzim etmektir. Tabii ki cerrahi oran 100 tek hal değildir. Şu an bizim kullandığımız en tesirli metot hala olan obezite cerrahisidir. Ama kişinin yaşam şeklini değiştirmeden, hergün yaşam şeklini disipline etmeden bu aşama cerrahi ile yapılsa bile muvaffakiyetsız olabilir. Hastaların, yasak denilen tek perhiz sistemi ile değil, kısıtlı ve pak beslenme ile hayatlarını sürdürmesi lüzumir" diye başlıkştu.
Kimse yüreklilik edemedi, efsane oldu: İlk kez işe yaradığımı ayrım ettim


























English (US) ·